2019’da Moda Endüstrisini Etkisi Altına Alan 10 Trend

0

Araştırma şirketi McKinsey, 2019 yılında moda dünyasının yeniden yapılanmasını sağlayacak 10 trendi açıkladı. İşte bilmeniz gerekenler.

1. Temkinli Olmak

Gökyüzünü kaplayan bulutlar her an bir yağmur yağdırabilir. Yani açık olmak gerekirse, küresel ekonomi sallantıda. Bulutlar uzaklaşabilir de, yeryüzüne yağmur da bırakabilir. Üreticilerin atik davranıp verimlilik üzerine odaklanmaları gerekiyor. Ekonomik krizin baş göstermesinden bu yana yüzde 2.5 oranında bir büyüme kaydedilmiş. Ancak aynı zamanda şu anda plato denen bir süreçteyiz, yani durduğumuz yerde saymaya devam ediyoruz. Yüksek oranda verim elde edebilmek adına giderleri azaltıp üretim konusunda hızlanmamız gerekiyor. Bu da otomasyon sistemine geçmek ve data analizlerini daha yakından takip etmemizi gerektirecek.

2. Hint Rüzgarları

Markalar gözünü Uzak Doğu’ya çevirmiş olabilir. Ancak görmezden gelinmemesi gereken asıl güç bu günlerde Hindistan. Ülkede gün geçtikçe alım gücü artan güçlü bir orta sınıf mevcut, aynı zamanda etkili bir üretim sektörü var. Teknolojiye düşkün olmaları ise kilit nokta. Ülkenin ekonomisin 2018 – 2022 yılları arasında yüzde 8 oranında büyümesi bekleniyor. Hindistan’ın orta sınıfı Çin, Brezilya ve Meksika’dan çok daha hızlı büyüyor. Yakın zamanda ülke sadece önemli bir kaynak kullanım merkezi olarak değil Batı’nın gözünde ilgi çekici bir tüketici grubu olarak da anılmaya başlayacak

3. Ticaret 2.0

Moda ekonomisinde çarklar büyük çoğunlukla sınır ötesi ticaretle dönüyor. Ülkeler arasında hazırlanan protokol ya da gerilen politik bağlar nedeniyle de işler bazen sekteye uğrayabiliyor. Bu yüzden konu üretim olunca ülkedeki kaynak kullanımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekecektir. Bu 2019’da ülkelerin kendi içlerine dönmeleri anlamına da gelebilir, ya da yeni ülkeler arasında yeni protokollerin imzalanmasını da sağlayabilir. Diğer yandan Aysa-  Pasifik ülkeleri arasında yeni anlaşmalar imzalanıyor. Hızlı moda ise yüzünü daha iyi kalitedeki üretime ve hızlı sevkiyat konusuna çevirmeli.

4. Mülkiyetin Sonu

Modada sahip olma kavramı da artık değişmeye başladı. Bunun başlıca sebepleri ise tüketicinin gün geçtikçe çeşitliliğe, sürdürülebilirliğe ve uygun fiyata önem vermesinden kaynaklanıyor. Ve araştırmalar gösteriyor ki önümüzdeki 10 yıl içinde ikinci el satışların büyüklüğü hızlı modayı geçebilir. Bu sadece start-up’ların değil, oldukça bilinen moda markalarının bile yeni ve yaratıcı zihinlerle oyuna dahil olmak isteyeceği anlamına geliyor. Peki, 2019’da ve bizi bekleyen yıllarda ne tür yenilikler bizi bekliyor? Markaların büyük çoğunluğu ikinci el satış konusunda yeni iş kolları yaratacak. İkinci olarak sırf bu konu üzerine çalışan yeni markalar ya da üyelik modelleri oluşacak. Yani sadece ikinci el pazarıyla anılan yeni markalar çıkacak. Ve bu gelişmelerin ışığında tüketicilerin dolaplarında daha fazla ikinci el ya da kiralanan ürünler göreceğiz. Bu gelişmeler markaları korkutmamalı, henüz. Ancak gelecek konusunda şimdiden önlemlerini almak isteyebilirler.

5. Bilinçli Tüketici

Genç tüketici grupları sosyal ve doğal olayları inanılmaz önemsiyorlar ve bunu “Zamanımızı tanımlayan sorunlar” şeklinde adlandırıyorlar. Bu da takip ettikleri markaları ve alışveriş alışkanlıklarını etkiliyor. Bazı markalar önlemini çoktan almaya başladı ve sosyal ve çevresel sorunları çoktan ürün ve servislerine entegre etmeye başladılar.

6. Şimdi ya da Hiç

Her şeyin dijitalleştiği bir dünyada yaşıyoruz. Kahve bir uygulamayla evimize gelebiliyor, taksi beklemek için kaldırım üstünde kök salmıyoruz. Kararlarımızı bir aplikasyon yardımıyla alır olduk. Netflix, Amazon, Uber ve liste uzayıp gidiyor. İstediğimiz şeye istediğimiz anda ulaşma lüksü bir kere kanımıza girdi. İnsanlar Amazon’dan verdiği siparişin aynı gün içinde ya da ertesi gün ulaşmasını bekliyor. En son Instagram bir atağa geçerek, aplikasyon içinden alışveriş yapmanıza olanak tanıyan bir sistem geliştirmişti. Lüks sektörü de dahil olmak üzere markalar artık bu konuya eğilerek yatırım yapmaya başlayacak.

7. Şeffaf Olmak

Dataların toplanması, kullanılması ve dağıtılması konu markalar olunca insanlarda şüphe ve güven problemlerinin oluşmasına elbette ki yol açtı. Müşteriler nasıl ki kendileriyle ilgili olan bilgileri markalarla paylaşıyorsa benzer bir şekilde markalardan da üretim süreçleri konusunda şeffaf olmalarını bekliyorlar. Böylece yapım aşamaları ve kaliteleri konusunda daha detaylı bilgiye sahip olabilecekler. Markalar da bu konuda önlemlerini almalılar. Bir adım atmadan önce “Bu yaptığım gazetenin ön sayfasına düştüğünde müşterim hakkımda ne düşünür?” sorusunun cevabını tartmalı. Sonuç olarak bu blockchain gibi teknolojilerin kullanımını yaygınlaştıracak.

8. Küllerinden doğmak

Birçok moda markasının başarısının altındaki sır kuruluş tarihlerinin, geçmişlerinin çok geçmişe dayanması. Peki, bu moda evleri yeni düzene nasıl entegre olabilirler? Cevabımız tek bir kelimeyle açıklanabilir. İnovasyon. Geri kalan her şey aslında bu sözcük üstünden şekilleniyor. Öncelikle inovasyon laboratuarları kurarak öncü iş modelleri yaratabilir ve trendlere, taleplere çok daha hızlı yanıt verebilirler. Geleneksel iş modellerini hızla terk etmeleri gerekiyor.

9. Dijital düşünmek

Pazarda rekabet gün geçtikçe kızışmaya başladı. 2019’da yeni kurulan özel markaların adlarını çok daha fazla duyacağız. Ancak müşterileri için doğru alışveriş platformları yaratmayı başaranlar bir adım önde olacak. Bugün söz konusu perakende kıyafet satışı olunca Birleşik Devletler’de büyük pay Amazon’da. Hindistan’da ise yüzde 40’lık pay benzer bir yapıya sahip olan Flipkart’ta. Markanızın büyüklüğü ya da geçmişi dijitalde var olmadığınız sürece anlamsız kalabilir.

10. İstek Üzerine

Tasarım ve üretim meşakkatli süreçler. İşin planlanması ve hayata geçirilmesi neredeyse bir seneyi bulabiliyor. Ancak tüketici daha hızlı ulaşmayı isteyebiliyor. Bu da 2019 itibariyle hıza yatırım yapılması gerektiği anlamına geliyor. Kaynakların olabildiğince en yakın yerde olması gerekiyor. Sanal örneklerin hazırlanması ve otomasyon sistemine geçilmesi gerekiyor. Vakit nakittir diye boşa denmemiş. Hızlı olan kazanacak. Bugün hıza en çok start up’lar önem veriyor, ancak yakın zamanda büyük markalar da bu sisteme adapte olmalılar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here