Başak Cankeş: Şimdi Onun Vakti

0

Fashion System’da her hafta yerel moda endüstrisinin dinamizmine güç katan, Türk moda endüstrisini genç formülle güncelleyen bir tasarımcıyı ağırlıyoruz. Serinin bu haftaki konuğu ise Bashaques’ markasının kurucusu Başak Cankeş. Giyilebilir Sanat adı altında koleksiyonlar yapmaya başlamıştım fakat sonrasında anladım ki sadece elbise yapmak bana yetmiyor. Bu elbiselerin sanat eserlerini de üretip Contemporary Istanbulda sergilemeye başladım. Bu noktada kendime tasarımcı ya da sanatçı değil hikaye anlatıcısı demek istedim çünkü senaryosunu yazıp yönettiğim şovlar farklı deneyimlere dönüştü ve klasik mağazası olan bir tasarımcı markasından, sanatsal işler yapan ve sanatçıları bir çatı altında toplayan bir ekole dönüştü Bashaques...

Röportaj: Seden Mestan, Nadir Sönmez

İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Moda Tasarım Bölümü’nde okudun. Türkiye’de modanın merkezi İstanbul gibi düşünülür; sence İzmir ve aldığın eğitim, bir tasarımcı olarak bakış açını nasıl şekillendirdi?

İzmir Ekonomi Üniversitesi bana çok şey kattı; dörtl boyunca vizyonumuz muazzam bir değişimeradı. Yıldım Mayruk ve Barbaros Şansal ile yaptığımız dersler, Fırat Neziroğlu’yla tanışmamız… O yıllarda aldığımız dikiş eğitimini ben de, çoğu benimle aynı bölümü okuyan İstanbul’daki arkadaşlarım da görmemiştik. Herkes tasarımlarını terzilere diktirirken biz  alyeye imza verip çıkmak zorundaydık.

Sanat ve modayı bir araya getiren projelere imza atıyorsun. İki sektörde birden var olmak için nasıl bir üretim modeli oluşturdun?

Ben hiçbir zaman model oluşturarake başlamadım. İçimden taşan projelerde sonunu getirmek için elimden geleni yaptım ve fikirlerimin arasında dağılmadan birini bitirip diğerine başladım o kadar. Çünkü herkesin çokzel fikirleri var ama önemli olan birini seçip, ona inanıp, onu gerçek kılmak. Her bir şov, her bir koleksiyon ayrı bir hikaye ve kendi sanat eseri, kendi sunumu, kendi zanaatkârlarını beraberinde getirdi. Herkesle sürekli iletişim halinde kalarak hayallerimizi birlikte gerçekleştirmek çok keyifli. Sanan herhangi bir dalı ileraşan herkes için Bashaques’ bünyesinde yer var.

Koleksiyonlarında pek çok farklı materyali bir arada kullanıyorsun. Peki bu materyalleri neye göre kurguluyorsun ve aklındaki materyalleri temin etme konusunda nasıl bir süreç izliyorsun?

Türkiye’de olmak bir ayrıcalık. Materyal bulma konusunda hiç sıkıntı çekmiyorsunuz. Zanaa zenginliği içindeyiz. Hikâyede mesela Pinokyo üzerinden yalanı metafora dönüştüreceksem bunun modadaki karşılığını bulmaya çalışarak yola çıkıyorum. Tahtadan oyulan bir kuklanın modadaki karşılığı benim zihnimde örme deri ve kösele oyması ise ona yöneliyorum. Ticari değil nasıl yaratıcı bir şey yaparım diye düşünüyorum. Sonra onu zaten satılacak bir materyal haline getirmek daha kolay oluyor.

Yurtdışında gerçekleştirmeyi öngördüğün projelerin var mı?

Sen neden yurtdışında yapmadın bu şovu” tarzı cümleler duyduğumda eskiden hem üzülür hem de sevinirdim. Şimdi ise anlıyorum ki bir şeyi bir yerde yapmanın pek önemi yok. Ben bu topraklarda doğmuşum ve güzel bir yaratımım olacaksa buralardan çıkıp sonra dünyaya açılmalıyım diye düşünüyorum. Hatta burada yaptığım Aşk Cenazesi şovunu haberim bile olmadan ertesi gün Daily News ve Mirror gazetesinde okuduğumda, işi yaptığımız yerin önemi olmadığını anladım.

Geçtiimiz aylarda The Truth adlı bir performansla izleyici karşısındaydın. The Truth’ta moda şovlarının arka planında sarf edilen emeği, asıl yaşananları anlatıyordun. Bizim bil- mediğimiz neler var arka planda?

Aslındam bilmediklerinizi satırlarda anlatmak zor olduğundan The Truth belgeseline aktardık. Bir yıldır her şeyi çekiyoruz ve arka plandaki emek en çok bu belgeselle anlam kazanacak. Fakat genel olarak modanın insanları sahteleştirmesi, bu emeğin insanlar için hiçbir anlam ifade etmeden altı ayda bir bizden yenisinin beklenmesi, VIP çılgınlığı ve kendini herkesten üsn görme üzerine. The Truth bunların tümüne inat, moda şovlarının sunu– muna getirilen bir özeleştiri. 300 kişilik bir orkestranın çıkardığı muhteşem bir müzik yarattık. Umarım izleyenler de beğenmişlerdir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here