Dice Kayek ve Machka İş Birliği Ortak Hedef ve Kimliklerden Güç Alıyor

0
Ayşe Ege ve Uğur Ayaydın, Fotoğraf: Mert Terliksiz

Machka ve Dice Kayek’in iş birliği ise çok eskilere dayanıyor. Henüz bu iş birliklerinin birerbirer önümüze düşmeye başlamadığı günlere. Yılların getirdiği sağlam diyalogları bu iş birliğini güçlendiriyor elbette ama asıl temelde yatan ise iki tarafın da prensiplerine sahip çıkması. İpekyol Genel Müdürü Uğur Ayaydın ile Dice Kayek’in kurucularından Ayşe Ege anlatıyor.

Röportaj: Barış Çetin

Marka ve tasarımcı iş birlikleri son zamanlarda sıkça başvurulan formüllerden biri. Oysa Dice Kayek ve Machka bu iş birliğini çok uzun süre önce başlatmıştı. Dice Kayek ve Machka’nın yolları ilk olarak nasıl kesişti?

Uğur Ayaydın: Bu iş birliği 2004’te başladı. Machka markasının kuruluşuna denk geliyor. O dönemde yönetim kurulu başkanımız Yalçın Ayaydın İKHİB yönetim kurulundaydı. Bu vesileyle Ayşe ve Ece Ege ile tanışıyorlar; sonrasında böyle bir iş birliğinin bahsi geçiyor. Aslında bunu konuştuğumuz yıllarda marka-tasarımcı iş birliği konusu gündemde değildi. O dönem için oldukça vizyoner bir bakış açısı. 2004 yılında başlayan iş birliğimizi hâlâ çok başarılı bir şekilde sürdürüyoruz.

Sizce Machka ve Dice Kayek’in DNA’ları hangi açılardan birbirine benziyor veya ayrışıyor?

U.A.: Machka’yı kurarken aslında herhangi bir konsept veya stil üzerinden ilerlemedik; Machka markasını kurgularken Ayşe ve Ece’nin kurduğu Dice Kayek’in hazır giyim versiyonu olacak şekilde yola çıktık. Bu lüks markayı daha geniş kitlelere ulaştırmak için ‘‘affordable luxury’’ yani ulaşılabilir lüks diye tanımlayabileceğimiz bir strateji belirledik. Yani belirli bir çerçeve çizip ona yönelik bir koleksiyon hazırlamadık. Birebir Dice Kayek’in stilinde devam eden ve bu markanın ruhunu taşıyan bir marka olarak hizmet vermekteyiz. Machka’nın Dice Kayek’ten tek farkı bir hazır giyim markası olması…

Ayşe Ege: Evet, ‘‘ulaşılabilir lüks’’ doğru bir tanımlama oldu… Esasında şu aralar sıkça gündemde olan bu marka ve tasarımcı iş birliğini biz 15 sene önce başlattık. Ve o günden beri Dice Kayek olarak markaya koleksiyon üretiyoruz. Uğur’un da bahsettiği gibi Dice Kayek’in lüks marka kimliğinin hazır giyime uyarlanması olarak tanımlayabiliriz Machka’yı.

Peki ortak çalışma sürecinizden bahsedebilir misiniz: Bir koleksiyonun fikren ortaya çıkmasından raflardaki yerini almasına kadar nasıl ilerliyorsunuz?

U.A.: Ece, Dice Kayek koleksiyonunu hazırlarken durum farklı elbette ama Machka tarafında sistem şöyle işliyor: Öncelikle belli bir koleksiyon adeti oluşturuyoruz. Bu koleksiyon adeti hangi ürün gruplarından oluşacak, fiyat skalası nerelerde olacak; İpekyol ekibi olarak önce bu detayları kararlaştırarak hazırlık yapıyoruz. Sonra da bunları Ece’yle paylaşıyoruz. Ece de ona göre, o sezon kendi ilham kaynağı ve stili ne ise ona göre çizimlerini hazırlıyor ve organizasyon başlıyor.

Ece’nin burada da bir ekibi var; o ekiple beraber tüm fuarlara giderek (kumaş, aksesuar, işleme vb.) materyal seçiyor. Çizdiği stiller ile bu materyalleri bir araya getiriyor ve o koleksiyonun temelleri ortaya çıkıyor. Sonrasında biz de ekipçe, hangi tarihlerde hangi ürünlerin mağazalarda olacağının bir planlamasını yapıyoruz.

Dice Kayek tarafında Machka’ya koleksiyon hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

A.E: Fiyat. Machka koleksiyonlarını hazırlanırken en çok dikkat ettiğimiz konulardan biri bu koleksiyonların ulaşılabilir bir fiyat aralığında kalması.

U.A: Machka tarafı hazır giyim olduğu için belli bir fiyat stratejisine sadık kalarak hazırlanıyor. Ancak stil olarak çok büyük farklılıklar söz konusu değil. Dice Kayek ruhunu her iki markada da korumaya çalışıyoruz.

İş birliği başladığı ilk andan bugüne ne şekilde evrildi sizce? Değişen tüketici alışkanlıkları sizin tasarımlarınızda nasıl şekilleniyor?

U.A.: Başladığımız günden şu ana kadar, ki bu neredeyse 16 senelik bir dönemi kapsıyor, tüketici alışkanlıkları oldukça değişti. Ancak Machka her zaman kendine has ruhunu ve koleksiyonunu korudu.

Biz her sezon koleksiyonlarda köklü değişimler yaparak bambaşka koleksiyonlar ortaya çıkarmıyoruz. Biz sahip olduğu ruhu devam ettirmeye çalışan bir markayız. Bugün bir Machka veya Dice Kayek ürününü müşterimiz nerede görürse görsün, üzerinde etiketi olmasa bile o ürünün Machka’ya veya Dice Kayek’e ait olduğunu anlayabilir. Böyle bi stil söz konusu ve biz bunu devam ettirmeye çalışıyoruz.

Zaten diğer markalardan ayrışmamızın ve tercih edilmemizin asıl nedeni de bir trend kaygımızın olmaması; kalite ve stili esas almamız… Tüketiciler de bunu tercih ettiği için bu markanın başladığı günden bugüne gücünü ve sürdürülebilir büyümesini devam ettirdiğini görüyoruz. Tabii ki trendlere değil de renklere, kumaşlardaki doku değişimlerine sezonlarda ayak uydurmaya çalışıyoruz ama hikayemize ve stilimize sahip çıkıyoruz; bunu bir tür miras gibi görüyoruz diyebiliriz.

A.E.: Kesinlikle trendleri takip ederek güncelliğimizi koruyoruz ancak markanın DNA’sına aykırı bir koleksiyon ortaya çıkarmayacak şekilde devam ettiriyoruz tasarımlarımızı.

Bu soru Dice Kayek için: Paris’te bir dünya markasına dönüşmeyi başarmış bir tasarımcı olarak Türkiye’ye yönelik bir koleksiyon hazırlamanın zorlukları veya kolaylıkları nedir sizin için?

A.E.: Az önce de üzerinde durduğumuz gibi, Machka’ya koleksiyon hazırlarken dikkat ettiğimiz en önemli konu, belli bir fiyat aralığının üzerine çıkmamak. Aslında bu noktada Ece’nin yaptığı oldukça zor bir iş. Zira bir taraftan markanın kimliğini bozmamaya çalışmak diğer taraftan da değişen hammadde alım fiyatlarını göz önünde bulundurarak kreatif bir iş çıkarabilmek gerçekten zor bir zanaat.

Biliyorsunuz ki değişen ekonomik dengeler dünyada hammadde alım fiyatlarını oldukça artırdı. Tüketici de artık bir şey satın almadan önce ilk olarak fiyatına bakıyor. Aynı zamanda hem fiyatları sabit tutabilmek, hatta belki daha alt bir fiyata mal etmek, hem de yeni bir koleksiyon ortaya çıkarmak bu işin en büyük zorluğu.

U.A.: Burdaki kilit konu arka taraftaki ekiplerin tasarımcının özgürlüğünü kısıtlamadan, ona göre daha iyi, daha uygun fiyatlı kumaşları bularak organizasyonu yapmaları. Zorluklardan bir diğeri de nitelikleri yüksek bir ekibi bir araya getirmek. Tabii ki ekibe katabileceğiniz bir sürü yetenekli insan var, ancak gerçekten kreatif olarak uyumlu bir ekip haline gelebilmek pek kolay değil.

Machka ve Dice Kayek iş birliğinin önünde ne gibi hedefler ve projeler var?

U.A.: Bundan üç sene öncesine kadar Machka markasını yalnızca Türkiye’de devam ettiriyorduk. İstanbul’un turistik bir destinasyon olmasıyla birlikte Türkiye’ye gelen turist sayısı da artınca Machka yurtdışından müşteriler tarafından da tercih edilmeye başladı. Bu da bizi heyecanlandırdı elbette.

Raporlarımıza baktığımızda son dönemlerdeki satışlarımızın yüzde 50’sini turist olarak gelen müşterilerimiz gerçekleştirmiş. Özellikle Ortadoğu tarafında Machka’ya oldukça büyük bir ilgi var. Yakın zaman önce buralarda da mağaza açmaya başladık. Dice Kayek’le gelecek projelerimiz üzerine düşünürken Machka’yı dünyanın hangi önemli lokasyonlarına götürebiliriz, birlikte neler yapabiliriz, bu iş birliğini nasıl geliştirebiliriz diye sorarak yola çıkıyoruz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here