E-ticaretin geleceğini, geleneksel perakendeden bağımsız düşünmek mümkün değil. Geleneksel perakendeciler de artık sadece cadde ve AVM’lerde yer kapmanın yeterli olmadığının farkında.

Yazı: Mert Uyguner

İki yıldır Instagram’daki Papaya Türkiye hesabından, Türkiye’nin her yerine tropikal meyveler satan Ali Umut Deniz, Facebook’tan da sipariş aldığını ancak Instagram satışlarının daha iyi olduğunu söylüyor. Tamamı kendi üretimi papaya, muz, mango gibi tropik meyvelerden oluşan satışları yıllık 20 ton civarında. Söylediğine göre, Yeşil Limon ve Babamın Çiftliği gibi Instagram’dan satış yapan arkadaşları işlerinin gidişatından memnun. Deniz’in şimdilik başka bir satış kanalı ve sipariş hattı yok.

Online sebze-meyve satışı büyük marketler tarafından da yapıyor elbette. Migros, hem Sanal Market üzerinden hem de Tazedirekt.com’dan satış yapıyor. Ayrıca Macro Center’ın sadece mobil üzerinden hizmet veren online.mocrocenter.com.tr’si var. Ancak Instagram özellikle küçük üreticiler için harika bir fırsat sunuyor. Geleneksel manavlara sorsanız size “kimsenin tazeliğinden emin olup, diriliğine bakmadan internetten alışveriş yapmayacağını” söyler. Oysa görünüşe bakılırsa durum pek de öyle değil.

İstatistik portalı Statista’nın verilerine göre 2015’te ABD’de online manav alışverişlerinin toplamı 7 milyar dolardı. ABD bu konuda 41 milyar dolar alışveriş yapan Çin’in ve 15 milyar dolarlık İngiltere pazarının çok gerisinde. Hepsinin de 2020’de bu rakamları katlaması bekleniyor. Üstelik sebze-meyve e-ticaretin en cazip ve en hızlı büyüyen segmenti değil. Tam da bu yüzden iyi bir örnek… İnternetten papaya ve muz satılabiliyorsa ne satılamaz?

Bugün Türkiye’de internet üzerinden birşeyler satın alanların oranı yüzde 29,3. Alışveriş yapanların yüzde 65,2’si giyim ve spor malzemeleri satın almış

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2018’de Türkiye’de internet kullanan bireylerin oranı yüzde 72,9’a ulaştı. Oran kadınlarda erkeklere göre biraz daha yüksek. İnternet üzerinden birşeyler satın alanların oranı ise bir yıl önce yüzde 24,9 iken yüzde 29,3’e yükselmiş. Alışveriş yapanların yüzde 65,2’si giyim ve spor malzemeleri satın almış.

Türkiye’de geleneksel moda markalarının hemen hepsinin bir internet sitesi var ama hepsi bu kanaldan satış yapmıyor. Şurası bir gerçek, pazar henüz çok büyük değil. Geçen yıl, Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) Deloitte ve Türkiye Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) ile birlikte yaptığı araştırmaya göre, toplam e-ticaret pazarının büyüklüğü 42,2 milyar dolardı. Bunun içinde perakende sektörünün payı 6,3 milyar dolar. Gelişmiş ülkelerde online ticaret her yıl ortalama yüzde 9,8 gibi hiç de fena olmayan bir hızla artarken, bu oran Türkiye’de yüzde 4,1 ve yüzde 4,8 olan, gelişmekte olan ülkeler ortalamasının bile gerisinde…

Bu veri ve rakamlar, e-ticaret ve online platformları “bizim müşterimiz deneyip, ellemeden satın almayı sevmiyor” diye bir kenara iten “geleneksel” ve öyle de kalmaya kararlı perakendecilerin yüreğine su serpmiş olabilir. Dünyanın en lüks markaları (Chanel, Gucci, Louis Vuitton vb.) da bu kaygıyı duyuyor ve muhtemelen aynı cümleleri kuruyordu. Müşterilerine sundukları ayrıcalıklı olma hissi ve lüks deneyimini online’a nasıl taşıyabileceklerini bilemeyip, fazla ulaşılabilir olmakla lüks olmanın büyüsünü bozmaktan korktular ve online satış fikrine çok da sıcak bakmadılar. Ancak Ferfetch, Net-a-Porter, Bonobos gibi platformlar bu kaygıları aşmalarına yardımcı oldu. Çatısı altında Cartier, Van Cleef & Arpels, Piaget, Vacheron Constantin, Montblanc ve Chloé gibi markaları barındıran Richemont 2018’de Yoox Net-a-Porter’ı 2,7 milyar dolara satın aldı. Fendi, Chanel ve Burberry, Farfetch ile özel anlaşmalar yaptı. Gucci ise online taraftaki başarısı ile rakiplerini kıskandırıyor. Gucci’nin de bünyesinde yer aldığı Kering’in CEO’su (ve Selma Hayek’in sevgili eşi) Francois Henri Pinault, Gucci’nin satışlarının yüzde 50’sini milenyallerin yaptığını açıklamıştı. Online taraftaki başarılarının sırrı ise yazılanlara bakılırsa markanın genç kreatif direktörü Alessandro Michele…

Kylie Jenner; kaynak instagram @kyliejenner

İşin için de bir de Z kuşağı var; bugün yaşları 20 ile 24 arasında değişen gençlerden oluşuyor. Kylie Jenner’in, sadece Snapchat gibi online platformlardan pazarladığı (marka orada doğup mağazalara dağıtılmaya başlandı) makyaj malzemeleri markası sayesinde en genç “self made” dolar milyarderi olmasını sağlayan da bu kuşak.

Şöyle bir düşününce, 50 yıl sonra hâlâ sağ kalanlar da bu kuşak ve onların ardından gelip dijital dünya ile onlardan bile daha çok haşır neşir olan kuşaklar olacak. Böyle bakınca online’ın ve e-ticaretin geleceğinin olup olmayacağını tartışmak çok da anlamlı değil. Bu konuyu tartışan pek çok makalede sorulan soru bile asıl tehdidin ne olduğuna işaret ediyor: “Gelecekte tüm alışverişler online platformlara taşınır mı? Tuğla ve duvardan oluşan bildiğimiz geleneksel mağazalar yok mu olacak?” Kimse bu kadarını beklemiyor ama işlerin iç içe gireceği kesin gibi. Bu yüzden Amazon gibi (bugün itibariyle ABD’in en büyük 10 perakendecisi içinde yedinci sırada yer alıyor ve ilk ondaki tek online platform) online ticaretin amiral gemisi şirketler de, işin diğer ayağına yani geleneksel kanallara yatırım yapıyor. Malum Amazon, birkaç kitapçının yanı sıra 14 milyar dolara ülkenin sağlıklı ürünler alanında meşhur market zinciri Whole Foods’u satın aldı.

Yakın zamanda Türkiye’de de faaliyete geçen şirket, online’ın geleceği konusunda başka ipuçları da veriyor. Örneğin 2017 yılında satın aldıkları Body Labs, üç boyutlu vücut taramaları yapan küçük bir teknoloji şirketi. Sanal gerçeklik teknolojileri (örneğin 102 milyon dolar yatırım alan True Fit) yakın bir gelecekte bir şey almadan önce mutlaka denemek ve dokunmak isteyen müşterilerin bu ihtiyaçlarına cevap vermeye başlayabilir. Çok sofistike olmadan da internet alışverişlerinin şirketler için en önemli sorunlarından olan, “beden uyumsuzluğu” problemini çözüp, yüksek kargo iade oranlarını düşürebilirler.

Buna bir de üç boyutlu baskı teknolojilerini ekleyince… Evet, insanlar deneme kabinlerine avatarlarını sokup, tam üzerlerine göre bir elbise bastırabilecek. Bu elbiseyi seçmelerine de geçmiş alışverişleri ve trendler gibi verilere göre yapay zeka uygulamaları yardım edecek. Drone’larla teslimat yapılmaya başlanmasını ise, “Türkiye’ye gelmesine çok vardır” diyerek bir kenara koyalım. Aslında tüm bu teknolojiler hiç de geleceğe ait değil. Hepsi de bugün var ve mükemmel bir şekilde bir araya getirilmemiş olmakla birlikte hali hazırda kullanılıyor. İnternet alışverişlerinin en büyük dezavantajlarından biri olan teslimat bekleme süreleri de drone teknolojisiyle olmasa da giderek yaygınlaşan “şehir içinde aynı gün teslimat” uygulamalarıyla çözülüyor.

Cep telefonları ile yatağa giren ve uyanık zamanının büyük bölümünü mobil ekranlara bakarak geçiren yeni nesil internetten ne kadar alışveriş yapar? Perakendecilerin hepsinin bir şekilde o ekranda yer bulmalarının şart olduğu kesin. Öte yandan hem sebze-meyve hem de kıyafetlerimizi online platformlardan çok, fiziksel ortamdaki mağazalardan yapmaya devam edeceğiz. Bunların bir kısmı da online platformlarda doğup büyümüş markalar olacak.

LC Waikiki’nin 2017’de internet satışlarının cirolarındaki payı yüzde 2,1’di. 2018’de yüzde 48 büyüme elde ettiler ve sadece bu kanaldaki ciroları 343 milyon lira oldu

Zaten omnichanel’e yani çok kanallığa yatırım yapmayan yok gibi. Beymen’in online alışveriş sitesi Beymen.com geçen yıl satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 44 oranında artırdı. İnternet, en çok satış yapılan mağazalarından biri ve telefonuna markanın uygulamasını indirenlerin sayısı da yüzde 77 artmış. Türkiye’nin en büyük “fast fashion” markası diyebileceğimiz LC Waikiki’nin e-ticaret rakamları da birçok yerli marka için ilham verici olabilir. 2017’de internet satışlarının cirolarındaki payı yüzde 2,1’di. 2018’de yüzde 48 büyüme elde ettiler ve sadece bu kanaldaki ciroları 343 milyon lira oldu. 2019’da e-ticaret tarafında yüzde 90 büyüme bekliyorlar. Türkiye genelindeki mağaza yaygınlıkları düşünülürse bu artışın nedeni, kesinlikle mağazalara ulaşamamak olmayacak.

Doğrusu, benim yerine avatarımın sanal alışverişlere çıkacağı günleri hevesle bekliyorum. Gelirken sebze meyveyi de alsa şahane olur.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here