Global Bir Güç: Trendyol

0

 

Kurulduğu 2010 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde başarı yolunda ilerleyen Trendyol, dokuz yıllık bu süre içerisinde Türkiye ve Ortadoğu bölgesinin en hızlı büyüyen e-ticaret markası haline geldi. 2018’de Alibaba ile güçlerini birleştirmesi markanın bu hızlı ilerleyişini pekiştirdiği gibi, dünya çapındaki gücünün de bir kanıtı. Trendyol’un uluslararası bir markaya dönüşme sürecini markanın kurucu ortaklarından Begüm Tekin anlatıyor.

Trendyol Türkiye’de e-ticaret pazarında ne durumda?

2000 kişinin üzerinde bir ekip ile çalışıyoruz. Türkiye ve EMEA bölgesinin en büyük ve en hızlı büyüyen e-ticaret platformuyuz. 2019’un başında 25 milyon kullanıcıya ulaşarak, 12 milyon aktif üye ile yıllık 200 milyon ürün satışına eriştik.

Trendyol yola, moda ve hazır giyim sektörü ile çıktı sonra bütün sektörleri kapsayan bir modele evrildi. Bu evrilme sürecine neden ve nasıl karar verdiniz?

Trendyol faaliyetlerine 2010 yılında beş kişilik bir ekip olarak başladı. Küçük bir ekiple, çok çalışarak ilerledik, en başta sadece moda odaklı giderken, şimdi bütün kategorilerde hizmet veriyoruz. Trendyol ekibi olarak teknolojiyle müşterimizin her zaman, her yerde en iyi alışveriş deneyimini yaşaması için çalışıyoruz. Her geçen gün büyüyen bir ekosistemimiz var. Müşterilerimize tekstil, ayakkabı, ev & mobilya, anne-çocuk, elektronik, kozmetik ve süpermarket gibi birçok kategoride ürün ulaştırıyoruz. Müşterimizin her ihtiyacını her an karşılayan bir platformuz. Bunu da pazaryeri altyapımız ile sağladık. Markalar platformumuz üzerinden müşterilerle buluşup, ürünlerini ve kampanyalarını müşterilerimiz ile paylaşıyorlar ve satışlarını artırıyorlar. Biz de bu süreçte müşterimizin iyi bir deneyim yaşaması ve daha fazla müşteriye ulaşabilmesi için markalarımıza destek oluyoruz.

Çok hızlı bir dijital dönüşüm yaşıyoruz. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz?

Ajandamızdaki gündem maddelerimizi dijital pazarlama aksiyonlarımız oluşturuyor. Dijital pazarlamada başarının sırrı, doğru hedef kitleye, doğru yerde, doğru mesajı verebilmek. Müşterilerimize teknoloji ile her zaman ve her yerde en iyi alışveriş deneyimini yaşatmayı hedefliyoruz. Müşteri her zaman önceliğimiz. Bu nedenle veri analitiğine dayalı olarak müşterilerimizi daha iyi anlamak en önemli gündem konumuz. Dijital platformlar bize, dataya dayalı kararlar alma imkanı sunuyor. Bu sayede markamıza ilgi duyan profilleri analiz edebiliyor ve onlara göre farklı mesaj ve içerikleri optimize edebiliyoruz. Aynı zamanda dijital medyanın görsellik ve profilleme özelliğinden faydalanıp çok sayıda farklı ve yenilikçi kampanyayı hayata geçirerek pazarlama faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Yeni sisteminiz markası olmayan üreticiler için nasıl bir avantaj sunuyor?

Pazaryeri iş modeli sadece büyük markaları daha geniş müşteri kitleleri ile buluşturmakla kalmıyor, kendi mağazası, websitesi, uygulaması olmayan, küçük ve yerel satıcılara da e-ticaret yapabilme olanağı sunuyor. Trendyol olarak en büyük avantajımız 25 milyon gibi büyük bir müşteri kitlemizin olması ve platformumuz üzerinden satıcılarımızın Türkiye’nin her yerindeki müşterilere ulaşmasını sağlamamız. Ayrıca internetten alışveriş yapan her dört kadından üçü platformumuzun üyesi. Türkiye’de alışveriş kararlarını daha çok kadınların verdiğini biliyoruz. Ayrıca, Trendyol pazarlama bütçesini tüm satıcılarının satışlarını artıracak şekilde ekosistemi büyütmek için kullanıyoruz. Yani küçük satıcıların kendi kendine ulaşamayacağı boyutta kitleleri platforma çekebiliyoruz. Bir diğer önemli farkımız da satıcılarımızı sürekli eğitmemiz. Trendyol’da satıcılarımızın kendini geliştirmesi için düzenli olarak tüm satıcılarımızın katılımına açık e-ticaret, operasyon iyileştirme ve müşteri memnuniyeti eğitimleri düzenliyoruz.

Online perakendede tüketicilerin en çok duyarlı olduğu şeyler neler?

Teknolojik gelişmeler, iletişimin çeşitlenmesi, tüketicilerin zaman darlığı ile birlikte tüketici davranışları hızla değişmeye başladı. Değişen tüketici beklentileri, müşteriyi daha iyi anlamamız ve onların yeni ihtiyaçlarına yönelik etkili çözümler bulabilmemizi zorunlu kılıyor. Bu nedenle veriye dayalı pazarlama aksiyonları ile doğru ürünü, doğru zamanda, doğru yerde ve en hızlı şekilde müşteriye sunmak önceliğimiz. Özellikle, müşteriler açısından e-ticarette hızlı olmak ve yenilikleri uygulayarak fark yaratmak çok önemli. Çünkü bilgiye kolay ulaşan yeni tüketici ürünle ilgili satın alma kararını da hızlı veriyor. Böylelikle yeni tüketicilerin satın alma eğilimlerinde “hızlı karar verme” trendi oluştu. O nedenle online’a talep hızla artmaya başladı. Tüketiciler her geçen gün dijitalde, internette daha fazla zaman geçiriyor. Türkiye’de 60 milyon kişinin mobil telefon erişimi var. Potansiyelin ne kadar fazla olduğunu görüyoruz. Farklı kuşak ve kültürlerin de aynı anda dijitalleştiğini biliyoruz. Bu davranış, alışveriş alışkanlıklarına da yansıdı.

Sizinle iş yapmak için yeni markaların neler yapması gerekiyor?

Trendyol’da satıcı olmak artık çok kolay. Satıcı olmak isteyen firmaların Trendyol.com üzerinde yer alan “Trendyol’da satış yap” alanındaki kısa formu doldurması gerekiyor. Ardından hızlı bir şekilde Trendyol ekipleri başvuruyu değerlendirerek kriterlere uyan satıcıların süreçlerini ilerletiyor. Her adımda e-mail ve satıcı paneli üzerinden satıcı şeffaf bir şekilde bilgilendiriliyor. Başvuruyu yapan satıcıların da başvuru adımlarını yakından takip etmesi, eksikleri/istenen bilgi ve belgeleri hızlıca temin etmesi ile tüm süreç birkaç gün içerisinde sonuçlanıyor.

Yeni jenerasyon tüketiciler ile hangi iletişim kanallarından iletişim kuruyorsunuz? Mesajlarınızı neye göre belirliyorsunuz?

Trendyol olarak geleneksel ve dijital mecraları aktif bir şekilde kullanarak, tüketicimizle sıcak iletişimler kuruyor, etkili içerikler üretiyoruz. Doğru zamanda, doğru kanalları kullanarak, doğru kitleye, ihtiyaçlarını karşılayacak içerikler ve kampanyalar sunuyoruz. Son dönemlerde dijital projelere ağırlık vererek ölçülebilir pazarlamayı oldukça efektif bir şekilde kullanıyoruz. Özellikle influencer marketing alanında büyük bir ivme kazandık, büyük bir ekosistem yönetiyoruz. Dijital projelerimizi geleneksel medya ile entegre bir şekilde yürüterek etkiyi artırıyoruz.

Yapay zeka Trendyol’da kullanılıyor mu? En çok hangi alanlarda yararlanıyorsunuz yapay zekadan?

Güçlü ekibimizle sürekli kendi algoritmalarımızı geliştiriyor ve test ediyoruz, kazanan algoritmayı daha iyi bir versiyon ile test ediyoruz, hep daha iyiye ulaşmaya çalışıyoruz ve yeni algoritmalar, yeni süreçler üzerinde sürekli çalışıyoruz. Datayla yaşayan, datanın çok değerli olduğuna inanan bir şirketiz. Bu noktada Trendyol’da gördüğünüz pek çok özelliğin arkasında yapay zeka bulunuyor. Ana odağımız tabii ki müşterilerimizin alışveriş deneyimini iyileştirmek, onlara Trendyol’da kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşatmak. Özellikle ürün kataloğumuzun çok büyümüş olduğu şu günlerde, sitede daha hızlı hareket etmelerini sağlamak ve ilgilenebilecekleri ürünleri, bu büyük ürün kataloğu içinde uzun bir arama yapmalarına gerek kalmadan kendilerine sunabilmek.

Düzenli başarıyı nasıl sağlıyorsunuz?

Başarı, ekip çalışmasıyla geliyor. İşine tutkuyla bağlı ekibimizle beraber kısa zamanda çok büyük başarılar elde ettik. Müşterimiz için hep doğru ve iyi olanı yapıyoruz.

Moda hazır giyim sektörünün dijital dünyadaki geleceği için öngörüleriniz nelerdir?

Büyük şehirlerde zamanla yarışıyoruz. ‘‘Tıkla ve al’’ yöntemiyle alışveriş yapabilmek, hepimiz için büyük bir kolaylık. Bu nedenle diğer sektörlerde olduğu gibi moda dünyasında da alışveriş, offline’den online’a hızlı bir şekilde geçiş yapıyor. Müşteriler böylelikle hem zamandan tasarruf ediyor hem daha az yoruluyor. İnsanlar artık sadece kıyafet değil, mobilyalarını, market alışverişlerini de internet üzerinden yapıyor. Moda perakendesine daha detaylı baktığımızda online’ın markaların satışlarında payının artığını görüyoruz. Bununla birlikte online’da müşterilere doğru deneyimi sunmak da markaların ana öncelikleri arasında olmaya başladı. Müşteriyi doğru ürünü doğru bedende almaya yönlendirmek için ürün özellikleri detaylı şekilde açıklanıyor, görseller daha çok detaylandırılıyor ve müşterilerin doğru filtreleme ile aradıkları ürüne daha hızlı ulaşması sağlanıyor. Bu noktada teknolojik gelişmeler ve müşterinin alışverişini kolaylaştıracak projelerde mobil her zaman ana odak. Artık moda perakende markaları, müşterilerine özel alışveriş deneyimi sunmak üzere kolları sıvadı. Chatbot’larla kişisel stil danışmanlığı hizmeti müşteriye sunuluyor. Bu sayede müşteri, sayısız ürün arasında ihtiyacı ve tarzı olan ürünleri kolaylıkla seçme ve kombinleme şansına sahip oluyor.

Mobilin satıştaki ağırlığının artmasıyla birlikte sosyal medyanın online alışverişlerde kullanımı da artmaya başladı ve sosyal medya aracılığıyla müşteriye sürekli yeni koleksiyonlar ve kombin önerileri sunarak satışı yönlendirmek ana trendlerden oldu. Bunların yanı sıra online’ın sürdürülebilir bir şekilde büyümesi ve müşteri memnuniyetini sağlamak için hızlı gönderi, kolay iade ve müşteri sorularına ulaşılabilir olmak markaların stratejilerinin merkezinde yer alıyor.

Moda perakende markaları iletişim çalışmalarını dijital dünyada maksimum ayak izi bırakacak şekilde influencerlar’la yaptıkları işbirlikleriyle yürütüyor. Birbiriyle çok yakın temasta olan moda perakendesi ve dijital dünya, pazarlamadan tasarıma her geçen gün ilginç örnekleri bizlere sunuyor. Son olarak moda endüstrisi gerçek olmayan Instagram fenomenleriyle karşımızda. Gerçek insan olmayan bu Instagram fenomenleri modanın geleceğini şekillendiriyor. Shudu Gram, Güney Afrikalı bir model ve aynı zamanda Instagram fenomeni. Gerçek değil, bilgisayar tasarımı bir süpermodelden bahsediyorum. Bir başka dijital Instagram fenomeni ise Lil Miquela. O da gerçek bir insan değil. Yüzde yüz bilgisayar tasarımı. Bunun yanı sıra dünyanın önde gelen moda perakende markaları, giyilebilir teknolojiler üzerinde çalışıyor. Kıyafetlerimizde artık yazılımlar, donanımlar olacak. Giyilebilir teknolojiler ile hayatımız kolaylaşacak ve bu da moda dünyasında köklü değişimlere yol açacak.

Online’da satmanın püf noktalarını söyler misiniz?

Kaliteli ürün görselleri, açıklamaları ve kullanıcının ürünle ilgili tüm detay bilgilere ulaşabilmesi önemli. Bu nedenle, online müşteri beklentilerini sürekli takip etmek, teknolojik gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak, müşteri gibi düşünmek ve müşteriye iyi bir online alışveriş deneyimi yaşatmayı hedeflemek gerekiyor.

Trendyol neyi doğru yaparak sektördeki rakiplerini eledi?

Trendyol olarak yola ilk çıktığımız günden itibaren hep işimizi büyütmeyi ve müşterimiz için daha iyisini, daha fazlasını yapmayı hedefledik. Başladığımız iş modelinden çok daha ilerisine gittik, binlerce satıcıyı platformumuza ekledik. Müşteri paketlerini dağıtmak üzere kendi lojistik firmamızı hayata geçirdik. Türkiye’nin en büyük, akıllı sistemler ile çalışan e-ticaret operasyon merkezini kurduk. Tüm ekip olarak müşterilerimizin bizden istediklerine odaklanarak, onları daha çok memnun etmeye çalışarak devam ediyoruz, bu da Trendyol’un sürdürülebilir başarısını getiriyor.

Yeni yatırımlar planlıyor musunuz? Önümüzdeki 5 yıl için pazarda nasıl bir öngörünüz var. Hangi alanlarda büyüyeceksiniz? Trendyol yakın zamanda sadece Türkiye pazarında mı kalacak, başka ülkelerde olacak mı?

Hedefimiz bölgemizin büyüyen dijital ekosistemine en fazla etki yaratan, yön veren öncü teknoloji şirketlerinden biri olmak, müşterilerimizin bütün ihtiyaçları için akla gelen ilk marka olmak ve yurtdışındaki pazarlara ulaşmak. Lider şirket olarak, kendimizde dijital ekonomiyi büyütmeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için birçok proje yapıyoruz, örneğin müşteri ve satıcı deneyimini iyileştiren teknoloji projeleri geliştiriyoruz. Ar-Ge Merkezi olduk ve Trendyol TECH Ar-Ge Merkezi olarak katma değerli projeler üretiyoruz. Gerçek zamanlı veri analizi, makine ve derin öğrenme, görüntü işleme, veri görselleştirme, kişiselleştirme ve büyük veri alanlarında çalışıyoruz. Ekibimizi geliştiriyoruz ve yeni arkadaşları ekibimize katıyoruz.Müşterilerimize siparişlerini çok daha hızlı iletmek için özellikle lojistik yatırımı yapıyoruz. Geçtiğimiz sene en son teknolojileri kullanan yeni bir operasyon merkezi açtık, ayrıca Trendyol Express teslimat ile müşterilerimize İstanbul’da aynı gün teslimat yapabiliyoruz; hedefimiz bunu daha da büyütmek. Yurtdışı b2b ve b2c satışlarımız devam ediyor, uluslararası e-ihracatı büyüteceğiz, Türk markalarının global satışını destekleyeceğiz. Türkiye ve çevresindeki Avrupa, Rusya/CIS, Ortadoğu ve Afrika’yı kapsayan 2 milyar nüfuslu bölgeyi hedefleyeceğiz. Amacımız Türkiye’de olduğu gibi, bölgede de en büyük e-ticaret platformu olmak. Böylece Türk markalarını ve üreticilerini yurtdışında yüz milyonlarca müşteri ile buluşturacağız. Türkiye için önemli bir ihracat hacmi yaratacağız ve ülkemizin ekonomisine daha da önemli katkılarda bulunmaya devam edeceğiz.

Alibaba satışının Trendyol’a nasıl bir katkısı oldu?

2018 yılında Alibaba, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en büyük internet yatırımıyla Trendyol’un yatırımcısı ve stratejik ortağı oldu. Alibaba hep örnek aldığımız bir şirketti, şimdi onların yatırımı ve desteği ile Trendyol’u daha da büyük hedeflere, daha çok müşteriye, daha çok ülkeye birlikte götüreceğiz. Türk markaları ve üreticilerini yüz milyonlarca müşteriye ulaştıracağız. Türkiye ve çevresindeki dijital ekonomiyi daha önce yaptığımız gibi geliştirmeye devam edeceğiz. Bizim için oldukça heyecan verici olan bu süreçte, Alibaba Trendyol’a teknoloji, online ticaret, mobil ödeme, lojistik, uluslararası ticaret gibi konularda bilgi ve deneyim paylaşımı yapıyor ve destek oluyor. Alibaba’nın kültürünün de Trendyol kültürüne ne kadar çok benzediğini görüyoruz: Müşteri odaklılık, açık ve net iletişim, sürekli gelişim, mütevazı ve çalışkan olmak, takım çalışması ve data ile karar vermek. Bunlar Trendyol’da olduğu gibi Alibaba’nın da başarısının temelinde yatan değerler. Bizi başarılı yapan etkenler, kültürümüz değişmeden, aynı strateji ile müşterilerimize en iyi şekilde hizmet vermeye devam ediyoruz. Trendyol’da kendi kararlarımızı almaya devam ediyoruz, Alibaba da bize destek veriyor.

E-ticaretin genel olarak büyüme trendini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de 2017 yılında yüzde 4,1 olan online perakendenin toplam perakendeye oranı, 2018 yılında yüzde 5,3’e yükseldi. Türkiye, gelişmekte olan ülkelerin ortalamasını yakından takip ediyor. Özellikle internet altyapısının yaygınlaşması, mobil cihaz kullanımının artması, e-ticaretin sosyal medya kanallarında da yaygınlaşması ve ödeme yöntemlerine olan güvenin artmasının bu artışta önemli rol oynadığını söyleyebiliriz.

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here