İkinci El Pazarında Neler Oluyor?

0

 

Giyim kuşam alanında kelimenin gerçek anlamıyla ‘‘bit pazarına nur yağıyor’’. ABD’de ikinci el giyim pazarı son üç yılda giyim perakendesinden tam 21 kat hızlı büyüdü. Sadece ABD’de 24 milyar dolar büyüklüğüne ulaşan pazarın beş yıl içinde ikiye katlanıp 51 milyar dolara çıkması bekleniyor.

 

Hazır giyim alanında bu yılın en dikkat çekici gelişmelerinden biri The-RealReal’ın Nasdaq’a tam 1,6 milyar dolar piyasa değeri üzerinden kote olmasıydı. Şirketin 20 dolardan piyasa sürülen hisseleri yüzde 40 değer kazandı ve halka açıldığı gün piyasa değeri 2,3 milyar dolara çıktı. Şimdilerde de 1 milyar 993 milyon dolar seviyelerinde…Temeli 2011’de mutfak masasında atılmış bir şirket için hiç fena değil. Kurucusu Julie Wainwright, ikinci el giysi ve aksesuarları ilk başlarda göndericilerin evlerine bizzat gidip kendisi toplamış. Geçen yıl 205 milyon dolar ciro elde eden şirket, ilk iki yılında 250 bin parça satış yaptı. Henüz TheReal-Real’in piyasa değerine ulaşamamış olsalar da çok sayıda rakipleri var. Gardırobunda hiç giymediği çok sayıda kıyafet olduğunu fark eden James Reinhart, Thredup’u 2009 yılında erkeklerin kıyafet değiş tokuşu yapacağı bir platform olarak kurgulamış. Şu anda sitede kadın ve çocuk başlığı altında giysi, ayakkabı, çanta, mücevher ve her türlü aksesur alınıp satılabiliyor. Reinhart, 2009’den bu yana yatırımcılardan 130 milyon dolar fon buldu.

Örnekler o kadar çok ki. Kurulduğu 2011’den bu yana 160 milyon dolar fon bulan, kullanıcılarının J.Crew gibi daha çok bulunan ve kolay ulaşılabilir markaları alıp satabildiği Poshmark uygulaması… 62 milyon dolar yatırım alan Londra merkezli Depop…

Türkiye’de de öncülüğünü 2014’te kurulan ModaCruz’un yaptığı ve toplam büyüklüğünün 1 milyar dolara ulaştığı tahmin edilen bir ikinci el giysi ve aksesuar pazarı var. Dolap, Ortak Dolap, Gardrops pazarın akla gelen diğer oyuncuları. ModaCruz’un kurucusu Melis Güçtaş’ın hikayesi de Reinhart ve Wainwright’ınkine benziyor. Domain adını 7 liraya satın aldığı ModaCruz’un ilk envanterini tamamen kendi gardrobundan oluşturmuş. Altı bin lira banka kredisi alarak kurduğu şirket, 2017’de Middle East Venture Partners liderliğindeki ikinci yatırım turunda 2 milyon dolar toplayarak, toplam yatırım miktarını 5 milyon dolara çıkarmıştı. Güçtaş, ne kadar ciro yaptıklarını açıklamıyor ama Türkiye’de ikinci el perakende pazarının, perakende pazarına göre üç kat daha hızlı büyüdüğünü söylüyor. Söylediğine göre pazarın büyüklüğü de kabaca toplam giyim perakendesi pazarının yüzde 10’u kadar. Bu da yaklaşık 1 milyar dolar ediyor. ModaCruz’un Eylül ayında üçüncü yılını kutlayan rakibi Dolap da 2018’de yüzde 450 büyüdüğünü, 2022 yılında toplam satış hedefi olan 5 milyar liraya ulaşacağını açıkladı. (Bu rakam yıllık değil, 2022’ye kadar ulaşmayı hedefledikleri toplam rakam.) Verdikleri bilgiye göre, 2018’de 215 bin kadın Dolap’ta 100 milyon lira değerinde 2 milyon adet ürün satmış.

Melis Güçtaş, ModaCruz kullanıcılarının yüzde 50’sinin üniversite, yüzde 15’inin de yüksek lisans mezunu olduğunu, lüks markaların daha çok ilgi gördüğünü söylüyor. Bu tüm dünyada böyle. Gucci, Louis Vuitton, Hermes ve Chanel ikinci elde en çok ilgi gören markalar. Güçtaş, perakende markalarının ikinci eli biraz tehdit gibi gördüklerini ama aslında hiç de öyle olmadığını anlatıyor “Louis Vuitton marka bir çantayı ikinci el olarak satın alan biri zaten o markanın mağazasından alışveriş yapmıyordur. Ancak artık kullanmadığı bir ürünü satan insanlar tekrar yenisini alıyor. Böylece markalar da aslında tekrar satışa dönüyor.” İşin bu kısmı lüks markalar cephesinden bakınca biraz tartışmalı… Milyonlarca dolar yatırım yapıp, özenle inşa ettikleri markaların logolarını ikinci el satış sitelerinde görmek hiç hoşlarına gitmiyor. Chanel, tam da bu sebeple geçtiğimiz Mart ayında New York Federal mahkemesinde lüks ikinci el satış modelinin, dünyanın en değirli markalarının fikri mülkiyetlerine dayandığını iddia ederek bir dava açtı. Ancak bu konuya farklı yaklaşan, durumdan yararlanmanın yollarını arayan markalar da var. Mesela Burberry. Ekim ayı başında TheRealReal ile işbirliği yaptığını duyuran Burberry, TheRealReal’da kendi ürünlerini satan müşterileri, kendi mağazalarında kişisel alışveriş deneyimine ve çaya davet ediyor. Bu davet 30 Ocak 2020’ye kadar geçerli. TheRealReal’a göre, Burberry’in ikinci el satışlarına olan talep geçen yılın aynı dönemine gore yüzde 64 oranında artmış durumda ve sitede Burberry aramaları en hızlı artan kesim milenyum ve Z kuşağı. Yani tam da lüks markaların kendi gelecekleri için kalbine en çok girmek istediği müşteri kesimi. Burberry, bu işbirliği ile ikinci el pazarını ölçüp tartarken kendisi için önemli veriler elde edebilir.

TheRealReal ile işbirliği yapan ilk lüks markası ise Stella McCartney. İlk günden itibaren hiçbir ürününde deri kullanmayan, sürdürülebilirlik ve modanın çevreye etkileri konusundaki farkındalığı ile de kendisini ayrı bir yere konumlamayı başaran marka, TheRealReal ile işbirliğini de bu temel değerlere bağlılığına dayandırıyor.

Moda endüstrisi, karbon salınımındaki dev payını azaltmak için birşeyler yapmak zorunda. Hazır giyim, çanta ve aksesuarların tekrar satılarak değerlendirilmesi plastik, cam ve kağıdın geri dönüştürülmesi kadar anlamlı aslında. Zaten Thredup ve TheRealReal internet sitelerinde bu konuda sundukları katkıları adeta bağıra bağıra anlatıp, vurguluyor.

“Gelecek ikinci el (The Future is Secondhand)’’ diyor Thredup internet sitesinde. Eğer bu yıl herkes yenisini almak yerine bir tane ikinci el alırsa, 5,2 lbs karbon emisyonu yükünden kurtulmuş oluruz ki bu yarım milyon aracın trafikten çekilmesine denk. Dahası, Eyfel Kulesi’ni 141 yıl boyunca aydınlatmaya yetecek, 11 milyar kilowatt saat enerji tasarrufu sağlamış oluruz. Bir milyon kutup ayısının ağırlığına denk, 449 milyon lbs (203,6 milyon kilogram, ki o da 203,6 bin ton ediyor) ton atık da ortaya çıkmamış olur. Kulağa gerçekten hoş geliyor.

TheRealReal da internet sitesinde müşterileri sayesinde 2012’ten bu yana 1.3 milyar bardağı doldurmaya yetecek, 329 milyon litre su tasarrufu sağladığını ilan ediyor. İbret verici birka. bilgiyle birlikte… Son 20 yılda giysi tüketiminin tam yüzde 400 arttığını biliyor muydunuz? Peki her geçen saniyede bir çöp kamyonu dolusu tekstil ürünün bir yerlere döküldüğünü veya yakıldığını? İkinci el giysi satışları moda endüstrisinin hızını bir nebze olsun kesiyor.

Stella McCartney de işte bunu destekliyor. 2019 yılı boyunca markanın bir ürününü ilk kez TheRealReal’da satacak olursanız, Amerika’daki mağazalarında 110 dolar ve üzeri alışverişlerde kullanabileceğiniz 100 dolarlık bir promosyon çeki alıyorsunuz.

Akıntıya karşı kürek çekmek yerine üzerinde kalıp yararlanmanın yollarını bulmak daha mantıklı. Zira akıntı çok güçlü… Thredup’ın, araştırma şirketi GlobalData tarafından hazırlanan yıllık faaliyet raporuna göre, hızlı moda (fast fashion) olarak tabir edilen ve ulaşılabilir moda markalarının, trendlere göre sezunluk olarak sunduğu ürünlerden oluşan giyim ürünlerinin toplam pazarı 2018’de 35 milyar dolardı. Aynı yıl ikinci el pazarı 24 milyar dolar oldu. 10 yıl sonra tablonun tersine dönmesi bekleniyor. İkinci el, asıl pazarı büyüklük olarak geride bırakıp 64 milyar dolara ulaşırken, hızlı moda ürünleri 44 milyar dolarda kalacak.

Thredup, hem aldığı pahalı ürünü sıkıldığında satarak değerlendirmek isteyen tüketicilere hem de tüketicilerin en çok neyi arayıp satın aldığını merak eden markalara, her fiyat seviyesinden alınabilecek en iyi markalar, .eşitli kategorilerde en çok satan markalar gibi (mesela en çok tercih edilen kışlık kaban markası Patagonia, deri sırt çantası ise Kate Spade) faydalı bilgiler de sağlıyor.

ModaCruz’un Kurucu Ortağı Melis Güçtaş, “Perakende markaları henüz çok farkında değil ama ikinci elde aranan ve satılan ürünlere bakarak, her sezon kimin daha iyi iş yaptığını çok net görebiliyoruz. Hangi marka daha çok satıyor, hangi ürünler, hangi renkler kimler tarafından tercih ediliyor biliyoruz” diyor. Yeni araba satarken, markanın ikinci el pazarını da tamamen bir kenara bırakmayan otomotiv sektörünü örnek veriyor bir de…

Daha yakın bir örnek saat sektöründen verilebilir. Cartier, Vacheron Constantin ve Omega markalarının sahibi Richemont, geçen yıl ikinci el saat satan İngiltere merkezli Watchfinder’i satın aldı. Watchfinder’de Cartier marka bir saati orijinal modelinin dörtte bir fiyatına satın almak mümkün. Yatırım bankası Credit Suisse’in tahminlerine göre ikinci el saat satışları 3,3 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bu da toplam saat saat pazarının yüzde 10’u demek… Yani Richemont’un kontrolü elinde tutmak istiyorsa gözünü kapatamayacağı kadar büyük bir dilim. Hazır giyim tarafında da benzer satın alma ve işbirliklerin sayısının artacağı kesin.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here