İstanbul’u Hedefe Taşıyan Etkinlik: MBFWI

0

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul 13. sezonunu da geride bıraktı. Yeni koleksiyonların tanıtıldığı defilelerin yanı sıra; paneller, seminerler, buluşmalar ve önde gelen moda yayınlarının davetleriyle etki alanını genişleten bu moda haftası, İHKİB organizasyonuyla İstanbul’un moda dünyasındaki sözünü daha da güçlü kılıyor.

Yazı: Barış Çakmakçı

Kültürel mirası ve üretim gücüyle tekstil endüstrisinde hatrı sayılır bir konuma sahip olan İstanbul’un gerçek anlamda bir moda haftasına sahip olma hayali 2000’li yılların başından itibaren çeşitli çevrelerde konuşuluyor ve kurgulanıyordu. Ancak bu hayal, takvimler 2008 yılını gösterdiğinde gerçeğe dönüşebilecekti. İstanbul Fashion Lab tam bu noktada devreye girerek, tasarımı ticari bir artı değere dönüştürecek kanalları açmak ve endüstri ile tasarımcıyı buluşturup, aynı zamanda tüketicinin tasarımcıyı algılamasındaki ulaşılmazlık sorununu ortadan kaldırmak amacıyla yola çıkmıştı. 13-15 Mart 2008 tarihleri arasında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Fashion Lab’e ‘‘Her Şey İşte Tam Bu Anda’’ isimli koleksiyonuyla Bahar Korçan, ‘‘Moira’’ koleksiyonuyla Ümit Ünal, ‘‘Çilem’’ koleksiyonuyla İdil Tarzi, ‘‘Martıların Şehri İstanbul’’ ile Ezra ve Tuba Çetin kardeşler, ‘‘You Are Here’’ ile Özlem Süer, ‘‘Diyojen’’ ile Hatice Gökçe ve ‘‘Çeyiz’’ ile Arzu Kaprol katılmıştı.

Türkiye’de moda tasarımının ne olduğuna dair standartlar belirlemesi, Türk tasarımcılarına global ölçekte dikkat çekmesi ve genç moda tasarımcılarına bir örnek oluşturması açısından Fashion Lab’in açtığı yollar yadsınamaz. Basına ve o dönemde yeni çıkmakta olan moda blog’larına sunduğu zengin ve lokal içerikler kadar yılın renklerine, dokularına, eğilimlerine, fotoğrafçılarına, saç ve makyaj markalarına ve sponsorluk ilişkilerine kadar uzanan bir bütünü olgunlaştırmaya başlaması açısından da ayrı bir önemi vardı. Etkinlik ayrıca üç gün boyunca kurulmuş olan Designer’s Showrooms alanıyla da satın almacılar ile tanışılan, koleksiyon siparişlerinin alındığı özel bir buluşma mekanı haline gelmişti.  

Görselliğin ötesinde ekonomi ve endüstriye katkısı, istihdam yaratması ve tüm tekstil sektörüne güç kazandırması açısından da önemli olan bu etkinlik, modayı sadece bir magazin içeriği olmaktan çıkarak yeni yetişen nesil için dinamik bir moda platformu yarattı.

Tüm paydaşların sahiplendiği organizasyon: IFD

Futuristiklover; kaynak: MBFWI

İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasıyla birlikte önce İstanbul Fashion Days (IFD), ardından İstanbul Fashion Week’e (IFW) dönüşen moda haftası serüveni, daha ilk zamanlarından itibaren hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin sinerjisi ve desteğiyle hayata geçti. Bu paydaşlar arasında İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’nin yanı sıra, Birleşmiş Markalar Derneği, Deri Tanıtım Grubu, Moda Tasarımcıları Derneği ve İstanbul Moda Akademisi yer alıyordu. O dönemin önde gelen moda tasarımcılarının defile ve butik fuar organizasyonu olan Istanbul Fashion Lab, IFD çatısı altında Türk tasarımcılarının çizgilerini dünyaya yansıtırken, hazır giyim firmalarına odaklanan BRANDIST ise markaların defile ve fuar platformu haline geliyordu. Genç moda tasarımcılarına önemli bir platform sunarak sektöre adım atmalarını sağlayan, İTKİB Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ise aynı yıl ilk kez KOZA adıyla IFD bünyesinde gerçekleşti. 

Aralarında önemli mağaza ve markaların yer aldığı, 25 000’i Rusya ve 10 000’i Türkiye, kalanı Avrupa ve Orta Doğu olmak üzere 80 000 adrese davetiye ve e-posta gönderilerek duyurusu yapılan IFD, 26- 29 Ağustos 2009 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Taşkışla Kampüsü’nde düzenlendi. O sezon takvimde defileleriyle yer alan marka ve tasarımcılar arasında Sunset, İdil Tarzi, BNG, Mehtap Elaidi, AVVA, Arzu Kaprol, Koton, Simay Bülbül, Özgür Masur, Özlem Kaya, Müge Ersin, Günseli Türkay, Pierre Cardin Weekend, Deniz Mercan, Ramsey, Que, Bahar Korçan, Gamze Saraçoğlu, Hatice Gökçe, Özlem Süer, Gizia ve Hakan Yıldırım bulunuyordu.

İstanbul markası en büyük artı değer

İstanbul’un kültür başkenti olduğu yıl 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu’nun da desteğiyle Istanbul Fashion Week’e (IFW) dönüşerek, kapsamını ve tarihlerini genişleten organizasyon, 4 milyon Dolarlık maliyete karşılık İstanbul’a 11 milyon dolarlık katkı sağladı. Moda haftası kapsamında IFW ile eş zamanlı olarak gerçekleşen Collection Premier Istanbul Fuarı’nı toplamda 38 500 kişi izlerken, her iki etkinlikte aynı yıl 200 milyon dolarlık bir tanıtım etkisi yaratıldı. Güvenlik görevlilerinden ses-ışık uzmanlarında, teknisyenlerden çözüm ortaklarına kadar toplam 1100 kişi görev aldığı bir organizasyon gerçekleşti. İngiltere, Kanada, Japonya, Rusya, Ürdün, Avusturya, Mısır, İran gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu toplam 18 ülkeden satın almacılar Istanbul Fashion Week’i ziyaret etti.

istanbul fashion days

Istanbul Fashion Week’in hazır giyim endüstrisine ve genç tasarımcılara getirdiği kazanımların yanı sıra, aralıksız devam ederek şehrin tanıtımına sağladığı katkıdan da bahsetmek gerek. 2023 yılında İstanbul’un dünyanın beşinci moda şehri olması hayalini körükleyen bu organizasyon boyunca Kız Kulesi, Galatasaray Hamamı, Discorium, Hollanda Konsolosluğu, W Hotel, TRT İstanbul Radyosu, SuAda gibi şehre yayılan mekanlarda gerçekleşen defileler bunun bir göstergesi. Ayrıca 2010 etkinlikleriyle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Dice Kayek’in İstanbul Contrast sergisi de, İstanbul’un uluslararası moda tasarım merkezi olarak konumlandırılmasında önemli katkı sağladı. Aynı yıl İstanbul için sadece İstanbul’dan ilham alan ve Beyoğlu’ndaki Kelebek Korse mağazası, Sahaflar’ın içindeki püskülcü Vahan Antikyan, ağaç oymacılığı ve kuklacılık yapan Ahmet usta gibi gizli İstanbul değerlerinden yola çıkan bir koleksiyon hazırlayan Bora Aksu defilesi de özellikle İngiliz basını tarafından büyük ilgiyle karşılanmıştı.

Global bir güç olarak #MBFWI

Dünyada 24 yıldır 60’a yakın moda platformunu destekleyen Mercedes-Benz’in serüvene dahil olmasıyla birlikte, ismi Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’a (MBFWI) dönüşen moda haftası bugün global moda takviminde devamlılığını sürdüren, yeri sabit bir etkinlik. Bu uluslararası organizasyonun profesyonel standartlar içinde kesintisiz devam etmesi ve gerek bölgesel gerekse global ölçekte endüstrinin tüm paydaşları tarafından her sezon daha da artan bir ilgi görmesi Türkiye için de son derece olumlu; özellikle Türk tasarım artı değerinin dünyaya duyurulması adına da büyük bir önem arz ediyor.

‘‘Tasarımcılarımızın yaklaşımlarını İstanbul’a ait özgün bir içerikle birleştirerek, moda profesyonellerine ve izleyicilerine farklı bir deneyim eşliğinde yaşatmayı hayal etmiştik. Bu nedenle muzip, zeki, izlemekten ve giymekten zevk alacağımız yeni kuşak tasarımcılarla 13. sezona renkli ve dinamik bir açılış yaptık.’’ – Güneş Güner

Bu açıdan “Mercedes-Benz presents” programı da önemli bir konuma sahip: Program kapsamında Türk tasarımcılar, global moda haftalarına ulaşma şansı bulurken, farklı şehirlerden öne çıkan tasarımcılar da İstanbul’un takviminde yer almıştı. Bu çerçevede ilk defa Gül Ağış, markası Lug von Siga’nın Sonbahar/Kış 2015 koleksiyonunu Mercedes-Benz Fashion Week Madrid’te sergilemiş, ardından da İspanyol tasarımcı David Catalán koleksiyonunu MBFWI’de sunmuştu. 2017’de ise DB Berdan Mercedes-Benz Fashion Week Tbilisi’de markanın İlkbahar/Yaz 2018 koleksiyonunu podyuma taşıdı. Bu değişimin ikinci aşaması olarak Gürcü tasarımcı markası Atelier Kikala ise MBFWI’ye katılarak defile yapma imkanı buldu. Değişim programının üçüncü sezonunda da Şansım Adalı, “Mercedes-Benz presents Sudi Etuz” ismiyle koleksiyonunu Tiflis’te sergiledi. Bu değişim programının ikinci aşaması olarak, son yıllarda moda endüstrisine damgasını vuran Gürcistan’ın ses getiren tasarımcısı Ani Datukishvili de İlkbahar/Yaz 2019 koleksiyonunu “Mercedes-Benz presents Ani Datukishvili” ismiyle İstanbul’da MBFWI podyumuna taşımıştı. Son olarak geçen sezon gerçekleşen “Mercedes-Benz presents Brand Who” defilesi de kendine global bir takvim arayışını sürdürüyor.

Climberbc; kaynak mfbwi instagram

İstanbul’da bugüne kadar Karaköy, Kuruçeşme, Beyoğlu ve Zorlu PSM’in bulunduğu Zincirlikuyu olmak üzere toplam dört semt değiştiren MBFWI’yi geçen 13 sezon boyunca toplam 250 000’den fazla davetli ziyaret etti. Tüm bu sezonlar süresince MBFWI’nin ağırladığı yabancı basın ve satın alma sorumlularının sayısı ise 1500’ün üzerinde. Saks Fifth Avenue, Lane Crawford, Hudson Bay, Matches Fashion, Joyce, Debenhams, Barney’s gibi dünyanın en prestijli zincir mağazalarının temsilcilerinin yanı sıra; Vogue Amerika, Vogue İtalya, Vogue Arabia, Elle Rusya, Harper’s Bazaar Saudia, Elle Man China, Forbes İngiltere, FashionNetwork, Business of Fashion ve GQ Japan gibi dünyaca ünlü moda yayınlarının editörlerinin ve sokak stili fotoğrafçılarının da aralarında bulunduğu isimler, 40’tan fazla farklı ülkeyi temsilen İstanbul’a geldi. Yayınlarında MBFWI’ye vermelerinin yanı sıra, hem Türk markalarını ve tasarımcıları keşfetme fırsatı bulurken hem de Türk tekstil endüstrisinin farklı oyuncularından görüşler aldılar. Getty Images’in belli bir kalite standardındaki fotoğrafları etkinliği hafızalara kazırken, WGSN gibi dünyaca prestijli trend markalarının seminerleri de sektöre taze bir vizyon açtı ve açmaya devam ediyor. İstanbul Moda Akademisi’nin New Gen defilesi ise yüksek enerjisiyle moda tasarımı eğitim almak isteyen gençleri motive ediyor.

13. sezonunda MBFWI’nin kreatif direktörlüğünü üstlenen Güneş Güner ise moda haftasıyla ilgili olarak, “Biraz sabırsız, biraz heyecanlı, çokça coşkulu bir moda haftamız var. Haftalar boyunca soluksuz, uykusuz çalışan tasarımcıların hazırlık süreçlerine destek olmak başlı başına bir büyük bir heyecan zaten. Tasarımcılarımızın yaklaşımlarını Istanbul’a ait özgün bir içerikle birleştirerek, moda profesyonellerine ve izleyicilerine farklı bir deneyim eşliğinde yaşatmayı hayal etmiştik. Bu nedenle muzip, zeki, izlemekten ve giymekten zevk alacağımız yeni kuşak tasarımcılarla 13. sezona renkli ve dinamik bir açılış yaptık. Tüm detaylarıyla bir organizasyonu hayal etmek ve ekip çalışmasıyla gerçekleştirmek başlı başına bir zevk. Bana kalırsa İstanbul’un moda tavrını bir adım ileriye taşıyarak önümüzdeki sezonlar için de olumlu bir motivasyon yarattık” diyor.

Tasarım odaklı ihracat için The Core Istanbul

MBFWI’nin satışa yönelik boyutunu oluşturan The Core Istanbul da giderek değişimleri kucaklıyor. Bu heyecanlardan bir yenisi de son sezonda yaşandı. Vogue Talent’ın temsilcisi Sara Maino’nun da takibe aldığı genç tasarımcı Emre Pakel moda dünyasının alışık olmadığı karakterlerle dünya basının dikkatini çeken fantastik bir şovla moda haftasını açtı. Hemen ardından W-S-M de moda haftalarında görülmemiş bir iş birliğiyle canlı bir defile performansı sundu. Daha önce Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması gibi farklı alanlarda da başarı gösteren Who Are Those People’ın (Berna Süslü) kumaş ve desen kabiliyeti, Seydullah Yılmaz’ın güçlü ve farklı formları ve Muhammed İloğlu’nun yarattığı stil ve tavır üçgeninde podyumda izleyici önünde styling yapan tasarımcılar, izleyenlere farklı bir deneyim yaşattılar.

“Yüksek katma değerli tasarımcı ürünlerinin ihracattaki payını artırmayı öngören plan çerçevesinde özellikle genç tasarımcılar ve markalar arasında farklı iş birliği modellerini artırmayı hedefliyoruz.” – Cem Altan

MBFWI Organizasyon Komitesi Başkanı Cem Altan da bu konuyla ilgili olarak, “The Core Istanbul, İHKİB olarak hayata geçirdiğimiz Dört Dörtlük Eylem Planı içinde bizim için çok önemli bir yere sahip. Yüksek katma değerli tasarımcı ürünlerinin ihracattaki payını artırmayı öngören bu plan çerçevesinde özellikle genç tasarımcılar ve markalar arasında farklı iş birliği modellerini artırmayı hedefliyoruz. The Core Istanbul, hazır giyimde güçlü bir ekosistem tasarımı gerçekleştirerek üretimin yeniden yapılandırılması ve bu ekosistemi ileriye taşıyacak şekilde değer zincirinin her halkasında global oyuncular yaratılması konusunda önemli bir yere sahip” dedi.

Geride kalan 10 yıl ve MBFWI’nin 13. sezonuyla birlikte İstanbul’un alternatif bir moda şehri olarak konumlandırılması yolunda hedefe adım adım ilerleniyor. Türkiye’nin güçlü bir tekstil ülkesi olarak sahip olduğu üretim kapasitesinin ötesinde yetenekli genç tasarımcıları da destekleyen ve bu stratejiyi global moda tasarımcıları yaratma hedefiyle birleştiren bir platform olduğu da ortaya kondu. Türkiye’nin önde gelen itici güçlerinden biri ve yüzde 10,5 payla ikinci büyük ihracat sektörü olan hazır giyim ve konfeksiyon endüstrisine artı değer yaratan moda tasarımı alanında önemli oluşumları destekleyen İHKİB’in organizasyonu ve etkinliğin isim sponsoru Mercedes-Benz’in kesintisiz desteği sayesinde MBFWI’ye dair algıyı doğru inşa etmek ve şartlar ne olursa olsun, etkinliğin arkasında durmak altının çizilmesi gereken noktaların başında geliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here