Gücünü Dijital Influencer’lardan Alan Milyar Dolarlık Şirket: rewardStyle

0

İlkokul sıralarında diktiği kıyafetleri sınıf arkadaşlarına pazarlayan, orta okulda kendi markasını kuran bir çocuğun başarılı bir girişimciye dönüşmesinden daha doğal bir
sonuç olamaz.

Moda sektörünün irili ufaklı her üreticisini ödüllendirmeye programlı bir sistem yaratan Amber Venz Box da beklentileri fazlasıyla karşılamış durumda. Öyle ki 2011 yılında eşi Baxter Box ile birlikte kurduğu rewardStyle, kaliteli içeriği para birimine dönüştüren dünyanın ilk ve en büyük moda platformu. Bünyesinde barındırdığı 50 bin influencer ile global influencer ekonomisinin belkemiğini oluşturan şirketin satış hacmi ise 5 milyar dolar (evet, milyar!). Tüketiciye modadan dekorasyona ve güzelliğe uzanan türlü alışveriş kategorileri sunan, influencer’a olduğu kadar perakendeciye de kazandıran platformu, Venz Box ile keşfettik.

Söze, moda dünyasına blogger titriyle adım attığınız 2010 yılından başlayalım. O günlerde hedefleriniz, dijital platformlardan beklentileriniz nelerdi, merak ediyorum…

İşin başında dijitalden çok büyük beklentilerim yoktu aslında. 2010’un Nisan ayında kurduğum veznedits.com, daha çok pazarlama amacıyla, öncelikli olarak mücevher markamı tanıtmak ve kişisel alışveriş servislerimi öne çıkarmak için kullandığım bir kişisel blog platformuydu. Tabii bu, işimi ciddiye almadığım anlamına gelmiyor. Zira çok sıkı bir iş planıyla koyuldum yola. Yenilikçi içeriklerle günde üç kez siteyi mutlaka güncelliyor, profesyonel bir fotoğrafçıyla çalışıyor ve prodüksiyonun yanı sıra websitesinin gelişimi için de büyük yatırımlar yapıyordum. Belki de bu yüzden veznedits.com göz açıp kapayana kadar basit bir pazarlama platformundan çok daha ötesine, başlı başına bir iş modeline dönüştü. E, kendine özgü bir gelir sistemine de ihtiyaç duymaya başladı haliyle. O günlerde iş ortağım olan bugünkü eşim Baxter ile bu platformu kazançlı bir girişim haline getirmek için birbirinden farklı çözümler geliştirdik. Birçok şeyi deneme yanılma yöntemiyle öğrendik. Amaç, offline hizmetlerden nasıl para kazanıyorsak online platformlarda da aynı şekilde gelir elde etmekti. Örneğin, kişisel alışveriş hizmeti verirken bir müşterinin kıyafet ihtiyacını belirli bir perakendeciden karşıladığımda, o satıştan komisyon alıyordum. Bu offline modeli, hem kendim hem de meslektaşlarım, yani önde gelen tüm stil blogger’ları için ekonomik getirisi olan performans odaklı bir sisteme dönüştürmek istedim.

İçerik üreten biri olarak o günlerde sektörde bir takım yetersizlikler gözlemlediniz mi? Hem influencer hem de perakendeciye kazanç sağlayan rewardStyle nasıl bir hayalle başladı?

Offline iş modelimi online platforma taşıdığımda, pazarda büyük bir uçurum olduğunu gördüm. İçerik oluşturmak kolay bir iş değil; uğraş gerektiren bir meslek. Ancak içerik üreticisi hakkını layığıyla alamıyordu ve bu durum yalnızca benim için değil, perakendenin geleceği için de büyük sorun teşkil ediyordu. Üretici, perakendeci ve tüketici ile birbirini besleyen bir döngü oluşturmak istedik ve rewardStyle ile geleneksel perakende sistemini sil baştan tasarlayarak komisyon üzerine kurulu yeni bir dijital endüstri oluşturduk. En önemlisi de binlerce influencer ile çalışarak kaliteli içerik üreticilerine bu alanda kariyer yapma imkanı sağladık. Ve maddi anlamda bağımsız olmalarına önayak olduk.

Peki markaları ve blogger’ları rewardStyle platformuna dahil olmaları için ikna etmek güç oldu mu?

Hem de nasıl! Özellikle markalarla karşılıklı bir toplantı veya basit bir telefon görüşmesi ayarlamak, kendinizi son sürat giden bir arabanın önüne atmak gibi bir şey. Korkusuz ve girişken olmanız şart! Çok uğraştırıcı bir süreçti bizim için. Başta finansal yükümlülük altına girmekten çok ürküyorduk açıkçası, özellikle de ben bu evreye geçiş yaparken, ofis açma konusunda örneğin, son derece endişeliydim. Ancak korkularımı bir kenara bırakıp işin özüne, yapılması gerekenlere odaklandığım anda rewardStyle uçuşa geçti. Girişimi başlattıktan birkaç ay sonra ilk ofisimizi açtık ve iki kişilik bir ekiple başladık işe. İlk altı ay içerisinde Neiman Marcus, Shopbop ve Net-a-Porter gibi sektörün önde gelen şirketlerini platformumuza getirmeyi başardık. Bunun yanı sıra rewardStyle’ı Man Repeller, Atlantic Pacific, Cupcakes and Cashmere gibi platformlara tamamen entegre ettik. Tabii o ilk günlerde bu girişimin bu denli büyüyeceğini hiç tahmin etmemiştim. Çünkü rewardStyle, ben, üç-beş blogger ve geleneksel komisyon modelini dijitale uygulamaktan çekinmeyen dürüst birkaç perakendeciden ibaretti. Bugün ise bu iş modeli global influencer ekonomisinin belkemiğini oluşturuyor.

LIKEtoKNOW.it adlı bir de yan girişiminiz var. Bu iş modelini nasıl özetlersiniz? rewardStyle ile LIKEtoKNOW.it arasındaki fark nedir? Influencerlar, markalar ve tüketiciler bu sistemlerden nasıl faydalanıyor?

Şöyle açıklayayım; rewardStyle içeriğe değer biçen ve onu paraya çeviren dünyanın ilk ve en büyük platformu. Kazanç-kazanç-kazanç şeklinde çalışan üç boyutlu bir pazar yeri düşünün; hem influencer’a, hem perakendeciye, hem de tüketiciye kazandırıyor. Yalnızca mevcut üyelerden gelen bir davetiye ile dahil olabildiğiniz bu sistem, satış yapıldığında içerik üreticisine, yani influencer’a komisyon bazlı getiri sağlıyor. Şu anda bünyemizde elli bini aşkın dijital influencer var. Amacımız, tüketiciye ilham veren içerikler üzerinden influencer’lara maksimum ekonomik getiri sağlamak, onlara güç aşılamak.

LIKEtoKNOW.it ise rewardStyle’ın hazır giyim alışverişi için tasarlanan içerik platformunu uygulamaya geçiren teknolojik bir uygulama. 2014 yılında yürürlüğe soktuğumuz bu girişim sayesinde dünyanın dört yanından milyonlarca tüketici, kaliteli içerik üzerinden kolayca alışveriş yapabiliyor. Influencer, stilist ve ünlülerden esinlenen türlü görsel ve yazılı içerikler sunan bu platformda modadan güzelliğe ve dekorasyona uzanan her kategoriden ürün satın alabiliyor. Başka bir deyişle, LIKEtoKNOW.it tüketiciye ilham satıyor. Mevcut rakamlarımız da bu alışveriş sisteminin çok popüler olduğunu gösteriyor.

Hazır rakamlardan söz etmişken, konuyu biraz açalım. rewardStyle’ın kullanıcı sayısına, çalıştığı perakendecilere ve satış gelirine değinebilir misiniz?

Bugün itibariyle dünya çapında beş milyon kullanıcımız, 5000 adet perakendeci ortağımız var. Çalıştığımız markalara her altı ayda bir toplamda bir milyar dolar satış getiri sağlıyoruz. Brüt rakamlara gelince, satış hacmimiz beş milyar dolara ulaşmış durumda. Bu figüre dört milyar dolarlık gelir elde ettikten hemen altı ay sonra ulaştığımızı da belirteyim. Dolayısıyla çok hızlı bir büyümeden bahsediyoruz.

2017 yılında Forbes’un 30 Altı 30 (30 Under 30) listesinde ve Fast Company’nin Dünyanın En İnovatif 50 Şirketi (The World’s Most Innovative 50 Companies) listesinde yer aldınız. Sonrasında Glamour dergisi tarafından teknoloji alanında Yılın Kadını (Woman of the Year) ilan edildiniz. Tüm bu başarılardan sizi en çok gururlandıran hangisi?

Sanırım en büyük gururum, rewardStyle’ın elde ettiği başarı. Bu işe başladığımda moda sektöründe çevrem, network’üm yoktu. Eşim Baxter de Silikon Vadisi’nden liderlerle haşır neşir değildi, yani teknoloji konusunda danışabileceği insanlar yoktu etrafında. Biz tamamen yeteneklerimize dayanarak, hem kendimize hem de diğer girişimcilere yardım etme tutkusuyla atıldık bu işe. Öğrenmeye çok hevesli, çok açıktık. Halen de öyleyiz. İşe aldığımız son derece yetenekli lider ekibimizden, meslektaşlarımızdan her gün yeni şeyler öğreniyoruz. Yaptığımız işle dünyanın farklı bölgelerindeki küçük çaplı girişimlere güç veriyoruz. İnsanların hayatında fark yaratan, yeni ufuklar açan, farklı bir sektör yaratan bir şirkette çalıştığım için minnettarım. Amacımız dünyanın en iyi influencer’larını maksimum ekonomik başarıya ulaştırmak. İşimizin en değerli kısmı bu. Binlerce içerik üreticisine teknoloji, sosyal çevre ve kapsamlı eğitimler sunuyoruz. Böylece sevdikleri ve tutku duydukları işi mesleğe dönüştürmelerini, bu yolda para kazanmalarını sağlıyoruz.

Dallas, Londra, New York, San Paolo ve Şanghay ofislerinize bir yenisini eklemeyi düşünüyor musunuz? İstanbul için gelecek planlarınız var mı?

Bugün 119 ülkeden binlerce influencer’la çalışıyoruz. Türkiye’de ofis açmayı şu anda düşünmesek de Avrupa ve Asya’daki niş pazarlarda ekibimizi büyütmeye, global anlamda genişlemeye son sürat devam edeceğiz.

Biraz da size ve geçmişinize değinmek istiyorum. Dallas, Teksas’ta doğdunuz değil mi? Nasıl bir yetiştiriliş tarzından söz ediyoruz? Bugün iş modelinize yön veren yaratıcılık, çocukluğunuzdan süregelen bir yeti mi sizce?

Evet, Dallas’ta doğdum ve büyüdüm. Çocukken, her daim yaratmaya ve üretmeye sevk edildim. Televizyon seyretmem yasaktı örneğin. Oyun saatimi dışarıda, açık mekanlarda resim yaparak, kolye tasarlayarak, üreterek geçirirdim. Anneannem de babaannem de terziydi. Dikiş dikmeyi onlardan öğrendim. Ticarete de işlerdi kafam. İlkokulda diktiğim atkıları sınıf arkadaşlarıma satardım. Hatta beşinci sınıfta, matematik öğretmenim beni satış yaparken yakalamış, dersten atmıştı. Bu, ticarette ilk deneyimim de değildi. Daha da küçükken kurşun kalemleri kağıtla kaplayıp satardım veya arkadaşlarımın eski jean’lerini mini eteklere dönüştürürdüm. Anlayacağınız, modaya yatkınlığım küçük yaşlardan belliydi. Sanırım girişimci ruhum da o yıllardan süregeliyor. Orta okulda VEZNEL adlı hayali bir kıyafet markası yaratmıştım. Teneffüslerde çizim yapar, koleksiyonlar tasarlardım kendi çapımda. Kısacası moda sektöründe yer edinmek bilinçli olarak verdiğim bir karar değildi; bilinçaltı gelişen doğal bir tutkunun getirisiydi.

Bugün üretimlerinize ve yaratımlarınıza imkan tanıyan alanı, yani ofisinizi nasıl tasvir edersiniz? Yaratıcı bir ruh haline bürünmek için birtakım görsel veya duyusal öğelere ihtiyaç duyar mısınız mesela?

Yaratıcı bir birey olarak günün çoğu- nu büyük fikirler üretmek uğruna kafa patlatarak geçiriyorum. Tabii tüm bu fikirleri uygulamaya geçirebilecek mükemmel bir ekibim olması da büyük avantaj benim için. Ofisi tasarlarken de önceliğim, bu ekibi heyecanlandıracak, rahat hissettirecek ve onlara ilham verecek bir mekan yaratmaktı. Ofisimiz, monokrom renklerde sıra dışı bir mimariye sahip. Bir girişimcinin şirket kültürünü oluştururken başlıca dikkat etmesi gereken unsur, çalışanının evde yalnız üretmekten ziyade ekiple beraber olmayı yeğleyeceği bir atmosfer oluşturmaktır bence. rewardStyle için aklınıza gelebilecek her türlü içecek ve yiyeceğin el altında olduğu, işbirliğine ve konfora imkan veren nitelikte geniş metrekareli, hem estetik hem de motive edici bir alan yaratmamın sebebi de buydu.

Sanırım bu anlayış stilinize de yansıyor. Yapısal açıdan ince düşünülmüş, form sahibi ve karakterli parçalara yatırım yapıyorsunuz…

Kesinlikle öyle! Özellikle mimariyi andıran hacimli parçalar gardırobumda önemli bir yere sahiptir. Uzun ömürlü ve zamansız tasarımlara yatırım yapmayı severim ve görünümümü sezonluk bir aksesuarla, örneğin bir çantayla güncellerim.

Peki genel anlamda yaşamınıza yön veren prensipler neler? Çalışırken veya özel hayatınızda sadık kaldığınız bir takım kurallar var mı?

Eşimle kafa kafaya çalıştığımdan kurallarım olmak zorunda. Sınırları belirlemek benim için çok önemli. Yıllar almış olsa da Baxter ile iş ve aileyi ayırt etmeyi nihayetinde öğrendik. İşi ofiste bırakmayı, eve geldiğimizde iş konuşmamayı ve evde geçirdiğimiz vakit süresince çocuklarımız ve birbirimizle ilgilenmeyi prensip edindik. Birlikte çalışan bir çiftseniz, iş ve özel hayat arasında denge kurmanızı sağlayan bu kurala sadık kalmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Sizin izinizden yürümek isteyen girişimcilere buradan seslenmenizi istesem, neler söylersiniz? Edindiğiniz değerli birikimler üzerinden ne gibi önerilerde bulunursunuz?

Daima kendime hatırlattığım altı prensip var. Bu unsurlara dikkat etmek başarıya ulaşmanızda etkili olabilir ve işinizi kolaylaştırabilir:
1. Tıpkı zıt kutuplardan oluşan Yin ve Yang’in birbirini tamamlayan bir bütün oluşturduğu gibi kendinize sizi tamamlayacak, açıklarınızı kapatacak bir iş ortağı bulun. Örneğin, son derece yaratıcı biriyseniz eğer, finans konusunda uzmanlaşmış bir profesyonel en doğru iş ve çözüm ortağınız olabilir.
2. Çakıl taşlarından ziyade kayaları hareket ettirebilecek güç ve yeteneğe sahip insanları işe alın. İşini mükemmel şekilde yapan, görevinin hakkını veren dört kişilik profesyonel bir ekibi, baştan savma iş yapan, yükünü taşıyamayan, omuzlarınızda ağırlık, ofisinizde kalabalık yapan 12 bedene tercih edin.
3. Kötü bir plan, hiçbir planınız olmamasından iyidir. Mutlaka bir plan yapın, ölçülebilir başarı metrikleri belirleyin ve planın bir üst mertebesinde hareket edin. Bu strateji, geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir.
4. Geçmişinize dair tek önemli unsur itibarınızdır. Ne iş yaparsanız yapın unutmayın, repütasyon, karakter ve iş ahlakı her şeyin başında geliyor.
5. Bir önceki prensibi takiben, hem özel yaşamınızda hem de iş hayatınızda arkadaş edinmek için önce iyi bir arkadaş olun.
6. Kişiliğinizi icra ettiğiniz mesleğe endekslemeyin. Zira ikisinin arasındaki nüansı anlayamazsanız, bu mücadelede bocalamaya, yenik düşmeye ve mutsuz olmaya mahkum olursunuz.

Modanın pazarlama koluna ilişkin görüşlerinizi de almak istiyorum. Sektörün bugününde gözlemlediğiniz ve yarınında ön gördüğünüz trendlerden söz eder misiniz biraz?

Bugün reklamcı daha çok insana daha çok ürün satmak için yarışıyor, dolayısıyla reklamcının amacı dünden bugüne pek değişmedi.Değişen şey, oyunun kendisi. Tüketicinin bilgiyi geleneksel haber alma yöntemlerinden ziyade güvendiği bireylerden almayı tercih ettiği bir dönemdeyiz. Tüketici, kendi rızasıyla yüklediği bir uygulama, kendi rızasıyla katıldığı bir platform üzerinden içerik tüketmeyi yeğliyor artık. Peki pazarlamacı, bu durumda tüketiciye nasıl erişecek? Tüketicinin takip ettiği insanların, yani influencer’ların içeriğine dahil olarak elbette.

Son olarak, niş marketler yaratmakta teknolojinin oynadığı rolü nasıl özetlersiniz?

Devasa her şey teknolojide bitiyor zira. Örneğin Instagram feed’inizde neyi tercih ederseniz onu görüyorsunuz. Benim rewardStyle’daki ana sayfam da tamamen kişisel tercihlerime göre şekillendirdiğim bir alan. Bana son derece ilham veren, stilimi birebir yansıtan bir influencer var mesela. Eğer siz de kendinize benzer; şehir dışında yaşayan üç çocuk annesi, uzun boylu, açık tenli, kızıl saçlı birini arıyorsanız tam bu kriterlere uygun yüzlerce influencer bulmanız mümkün! Daha önce modada hiç bu kadar seçenek ve temsilciye erişimimiz olmamıştı. Tüketici de en çok kendi isteğiyle takip etmeyi tercih ettiği bu influencer’lara güveniyor işte. Influencer pazarının bu denli başarılı olmasının sebebi, içerisinde tüketicinin kendine has, sıra dışı isteklerini karşılayabilecek kadar renk barındırması. rewardStyle influencer’ları blog, YouTube, Instagram, LIKEtoKNOW.it ve diğer sosyal medya platformları için durmaksızın orijinal içerik üretiyorlar. Başlıca görevleri tüketiciye yol göstermek, onlara alternatifler sunmak ve bu sayede de perakendecinin satış rakamlarına katkıda bulunmak. Her altı ayda bir markalara bir milyar dolarlık kazanç sağlamaları, sanırım bu modelin gelecekte de revaçta olacağının ve moda sektörüne yön vereceğinin en somut kanıtı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here