Stockholm Moda Haftası’ndan Sürdürülebilir Adım

0

New York, Londra, Milano, Paris… Ortak noktaları hepimizin artık ezbere bildiği moda başkentleri olmaları. Son zamanlarda listeye Tiflis, Seul, Kopenhag ve Stockholm gibi şehirler de eklenmeye başlamıştı. Ancak şimdi biri aralarından ayrılıyor.

1 Temmuz’da, İsveç Moda Konseyi CEO’su Jennie Rosén, WWD’ye özel bir röportaj vermişti. Röportajın ana fikri ise şuydu: Stockholm bundan böyle bir moda haftasına ev sahipliği yapmayacaktı. Rosén şöyle diyordu: “Moda haftaları fikri artık geçmişte kaldı, çağımıza uygun, daha inovatif sunuş biçimlerinin yaratılması gerekiyor.”

Konsülün aldığı ilk kararlar arasında kâr edebilmek için yeni yöntemler bulmak vardı, bunun için bazı disiplinlerarası iş birliklerinin yapılması gerekiyordu. Ancak öncelik sürdürülebilir olmaktı.

Konu sürdürülebilirlik olunca İsveç bu konuda yüzü en ak olan ülkelerin başında gelebilir. Doğa dostu olmaları sadece moda endüstrisiyle sınırLı değil. Geri dönüşüm konusunda, havacılık alanında, yeşil ve yenilenebilir teknolojiler konusunda da önde gidiyorlar. Aynı zamanda Avrupa Birliği ülkeleri arasında organik gıda tüketimi konusunda da ilk sıradalar. Üstelik Greata Thunberg’in ana vatanı da yine İsveç.

Yani tüm bunlara bakacak olursak, aslında moda konseyinin aldığı karar oldukça beklenen cinsten. Moda konseyi şöyle diyor: “Yılda üretilen 100 milyar ürünün sadece yüzde 1’i geri dönüşümden geçiyor. Her şeyin dijitalleşmesi kıyafet üretimini de değiştirecektir, bu da bizim moda haftaları fikrini gözden geçirmemiz konusunda ilham kaynağı oldu.

Sosyal medyaYI kullanmadan içinde bulunduğumuz dijital çağa ayak uydurarak  bütçe dostu sunum yollarının arayışı içindeyiz

Konu yeni değil aslında. Moda çevreleri uzun süredir, moda haftalarından yakınır olmuştu. Satın almacılar ve editörler, bir ay boyunca devam eden moda maratonundan sıkılmaya başladıklarını her fırsatta dile getiriyor. Instagram’ın varlığı ve Youtube üzerinden yapılan canlı yayınlar da “exclusive” olma özelliğini ortadan kaldırmaya başlamıştı. Moda haftalarını genelde avantaja çeviren gruplar daha küçük markalar ve modaevleri oluyor genelde bugünlerde. Sürdürülebilirliğin ise modanın merkezine oturması son bir yıl içerisinde işleyişin artık değişmesi konusunda sinyaller veriyordu.

Jennie Rosén ise yaptığı basın açıklamasında şu kısmın altını çizmişti: “İsveç moda endüstrisi yeterince büyük ve gelişmeye devam ediyor. Yeni bir jenerasyona doğru adım atarken markaları desteklemek bizim görevimiz. Bunun için yeni standartlar belirleyerek, merkezimize sürdürülebilirliği de alarak ihtiyaçlara karşılık vereceğiz.”

Rosén aynı zamanda sosyal medyayı kullanmadan yeni yetenek ve genç tasarımcılara düşük maliyetli yeni sunum yolları sunacaklarını da belirtiyor.

Konsül bu kararla birlikte “Fashion Talents” adını verdiği bir program geliştiriyor. Amacı ise markalara sürdürülebilirlik konusunda eğitimler vermek ve üretimlerini yeniden yapılandırmak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here