Sürdürülebilir Modanın Temelleri ve Geleceği -Karbon Ayak İzi

0

 

Karbon ayak izi, birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür ve iki ana parçadan oluşur: doğrudan ayak izi ve dolaylı ayak izi.

8 bin kimyasal

Sürdürülebilir moda denince akla ilk olarak pamuk; pamuk deyince de pestisitler geliyor. Dünya pamuk üretiminin yüzde 80’lik bölümü, zirai ilaçların kullanıldığı konvansiyonel yöntemlerle yapılıyor. Moda hammaddelerinin üretiminde 8 bin ayrı kimyasal kullanıldığı tahmin ediliyor. Bugün tüm dünyada kullanılan pestisitlerin yüzde 25’inin pamuk üretimininde harcandığı tahmin ediliyor. Organik pamuk işte bu nedenle önemli.

Sentetik liflerin etkisi…

Sadece pamuk değil, polyester, elastan, likra gibi hazır giyim ürünlerinde tercih edilen sentetik liflerin üretimi de çevre kirliliğine neden oluyor. Bu liflerin doğada yok olması 30-40 yıl sürüyor. Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Hatice Gürcüm ile Ceyda Yüksel’in incelemesine göre polyester üretimi ağır metallerden kobalt, antimon ve diğer temel toksik maddelerin emisyonuna neden oluyor. Alerjik ve kansorejen etkileri bulunan apre işlemlerinde kullanılan kimyasallar ise solunum yoluyla ve deri ile temas yoluyla üretimde çalışanlara zarar verebiliyor. Ceketlerde, paltolarda, ayakkabılarda ve çanta şektöründe kullanılan ve daha az toksik krom-III de, derinin tabaklanması işlemi sırasında oksitlenerek cilt hassasiyeti, genetik değişim, kanser ve ölüme kadar giden etkisi bulunan son derece toksik bir madde olan krom-IV’e dönüşüyor. Boyada da risk var. Giysilerimize rengini veren 1.600 boyar maddenin sadece 16 tanesi çevre ve insan sağlığı açısından güvenli olarak değerlendiriliyor. Bir başka hammadde: İpek. Yaklaşık yarım kilogram ipek lifi üretimi için 300.000 ipekböceğinin öldürülmesi gerekiyor…

Toplumsal adalet

Sürdürülebilir modanın çevrenin yanı sıra toplumla ilgili de boyutu var, demiştik. Buradaki sorun büyük oranda ‘hızlı moda’yla ilgili..

Hızlı moda, perakendecilerin kısa ürün geliştirme döngüsüne, hızlı tedarik zincirine sahip olmalarını zorunlu kılıyor. Hem hızlı hem etik üretim yapmak kolay değil. Batılı tüketicilerin ucuza satın aldığı birçok ürün, işçilerin zor koşullarda çalıştırıldığı Asya veya güney yarımküre ülkelerinden ithal ediliyor. Asya ülkelerinde işçilerin tehlikeli ve sağlıksız koşullarda, düşük ücretlerle uzun saatler boyunca çalıştığını, kadın işçilerin cinsel istismara uğradığını gösteren pek çok rapor var. Araştırma raporları Bangladeş gibi ülkelerde haftalık çalışma saatlerinin 72 saate kadar çıktığını gösteriyor. Bu ülkelerde çocukların da tekstil atölyelerinde çalıştırıldığı biliniyor. Uşak Üniversitesi Tekstil Mühendisliği’nden Dr. Bahar Tiber ve Sibel Yücel hızlı modanın olumsuz sonuçlarını şöyle özetliyorlar: “Hızlı modanın insanlarda uyandırdığı ve yaygınlaşan ‘ucuz-kullan at’ mantığı ile her geçen gün milyonlarca giysi üretiliyor. Dünya çapında her yıl yaklaşık olarak 80 milyar parça giysi satın alınıyor. Bu rakam 20 yıl öncesindeki tüketimin yüzde 400 daha fazlasıdır. Sadece Kuzey Amerika’da 10.5 milyon ton giysi çöpe atılmaktadır. Bu giysilerin çoğu polyester gibi pamuğun yerini almış olan petrol temelli maddelerden üretilmektedir. Yardım kuruluşlarına veya ikinci el mağazalara bağışlanan ya da satılan giysilerin yalnızca yüzde 10’u tekrar satılabilmektedir. Geriye kalan kısmı ise çöpe atılmakta veya gelişmekte olan ülkelerin pazarlarında satılmak üzere o ülkelere gönderilmektedir.” Hazır giyimde Türkiye’nin başlıca rakipleri arasında yer alan Asya ülkelerinde işçilik maliyetlerinin arttığı gözleniyor. Bu durumun uzun vadede üretimin düşük ücretli Afrikalı ülkelerine kaymasına neden olacağı değerlendirmesi yapılıyor. 1980 ile 1995 arasındaki “patlama” döneminde hazır giyim ihracatı yılda yüzde 25’e yakın bir oranda büyümüştü. 1998 ve 2001 krizlerinde büyüme temposu yavaşladıktan sonra 2000’li yıllarda yeniden hızlanarak yüzde 14’e yakın bir büyüme ortalaması yakaladı. Ama ihracat büyüme oranının son yıllarda yeniden yavaşladığını görüyoruz. Dünya hazır giyim ihracatı son 10 yılda ortalama yüzde 5 oranla büyürken Türkiye’nin ihracatı bunun gerisinde kaldı. (2009 – 2015 için ortalama yüzde 2,6 büyüme.) 2018 yılında ise hazır giyim ihracatı 17.6 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 3,6’lık büyümeye karşılık geliyor.

80 Milyar

Dünya çapında her yıl yaklaşık olarak alınan parça sayısı

10,5 Milyon Ton

Sadece Kuzey Amerika’da çöpe atılan giysi miktarı

İşte Karbon Ayak İzimiz…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here