Tasarımın Geleceği: Levi’s

0

Kendir tohumu ile üretilen ekolojik kumaşlar. Su tasarrufu sağlayan inovatif teknikler. Tekstil kirliliğini önleyen akıllı çözümler. Sürdürülebilirlik, insan, geri ve ileri dönüşüm faktörlerini tasarımlarının odak noktasına yerleştiren Levi’s, geliştirdiği teknolojileri farklı markalarla paylaşarak moda sektöründe devrim yaratmayı hedefliyor. Markanın sıra dışı üretim yöntemlerini ve popülerliği her sezon yükselen doğa dostu koleksiyonlarını, Levi Straus & Co.’nun Sürdürülebilirlik Departmanı Genel Başkan Yardımcısı Michael Kobori ile keşfettik.

Dünyanın en önemli kaynağından söze girmek istiyorum. Levi’s tasarımlarının yüzde 70’i su kullanmayan yöntemlerle üretiliyor. Bu teknolojilerden bahseder misiniz biraz? Nasıl bir tasarruftan söz ediyoruz?

Denim imalatında ürünün kullanımı boyunca sarf edilen suyun yalnızca yüzde 9’u kullanılıyor. Ancak biz, işe kendimizden başlamak istedik ve üretim aşamasında su israfını kontrol altına alarak giyim sektöründe olumlu bir değişim yaratabileceğimize inandık. Levi’s tasarımcıları, müşterilerimizin müdavimi olduğu her modeli susuz üretmek için yenilikçi formüller geliştirdiler. Yüzde 96 oranında su tasarrufu sağlayan Water<Less adlı inovatif rötüş ve yıkama teknikleri serisini de bu sayede yarattılar. Bu teknikleri 2011 yılında yürürlüğe soktuğumuzdan beri, Levi Strauss & Co. (LS&Co.) üretiminde toplam 3 milyar litre su tasarrufu elde ettik. Yüksek oranda enerji ve gider tasarrufu da yaptığımızı belirtmeliyim. Bu yöntemleri daha fazla kullanmak için tedarikçilerimizle yakın işbirliği yapmaya devam edeceğiz. Bunun yanı sıra, gerek giyim sektöründeki markaların gerekse farklı endüstrilerin de faydalanması için Levi’s standartlarını, yenilikçi araç gereçlerini ve inovatif Water<Less. tekniklerini kamunun kullanımına sunduk. Bu sayede su tasarrufu inovasyonlarımızı dünya .apında yaygınlaştırmayı ve sürdürülebilirlik misyonumuzu bir adım daha ileri götürmeyi hedefliyoruz.

Birbirinden farklı yerel ortaklıklar kurarak geliştirdiğiniz inovatif yöntemleri büyük ölçekte uygulamaya geçebilecek ekosistemler yarattınız. Sosyal sorumluluk sahibi, doğa dostu bir endüstri için işbirliğinin önemine değinir misiniz? Örneğin, Daha Temiz Tekstil İçin Ortaklık (Partnership for Cleaner Textiles) adlı sürdürülebilirlik programınızda stratejik ortaklarınız kimler?

Bu yılın Ağustos ayında Su Eylemi Stratejisi (Water Action Strategy) adlı bir taslak geliştirdik. Water<Less programının bir üst evresi niteliğindeki bu taslak dahilinde, su tasarrufunda liderliğimizi pekiştiren inovatif yöntemlerimizi yerel su idareleriyle paylaşıyoruz. İmalatçıların genel su harcamalarını ve yerel havza kaynaklarının sağlığını kontrol altında tutuyor, LS&Co.’nun kimyasal yönetim programının harfi harfine uygulanması için önemli tedbirler alıyoruz. Gelecek yıllarda, kaynaklara göre şekillenen bir tasarruf stratejisi izleyeceğimizin göstergesi bu. Zira, dünyanın bazı bölgeleri ve imalat zincirlerimizin bazı unsurları diğerlerinden çok daha fazla hassasiyet ve itina gerektiriyor. Burada amaç, su kaynağı kısıtlı olan bölgelerde kısa süreçte büyük ölçekli tasarruflar yapmak ve 2025 yılına kadar bu bölgelerdeki su kullanımını yüzde 50 oranında azaltmak. Önde gelen su tedarikçileri ile kurduğumuz ortaklıklar ile tedarikçilerin yerel su kaynaklarına uygun koşullarda su tüketimi yapmasını sağlayacak hedefler belirleyeceğiz ve bu hedeflere ulaşmaları için her türlü desteği vereceğiz. Bu dev misyonu herkesten bağımsızca gerçekleştirmemiz mümkün değil elbette. Bunun bilinciyle kolektif eylemle değişim yaratmak, daha sürdürülebilir bir sisteme geçiş yapmak için markalardan sivil toplum örgütlerine, yerel yönetimlerden hükümetlerle farklı otoritelerle işbirlikleri de yapacağız. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları programının belirlediği standartlarla da uyum içerisinde, sürdürülebilir bir şirket olma yolunda ilerleyeceğiz. Tedarikçilerinse, hem masraf hem su hem de enerji tasarrufu yapmalarını sağlamış olacağız.

Gerçek pamuktan ziyade kendir tohumu ile elde edilen kumaşlarla tasarladığınız ve Mart ayında piyasaya sürdüğünüz ürünlere gelmek istiyorum. Sert ve işlenmemiş kendir tohumundan pamuk hissiyatı veren yumuşacık kumaşlar yaratmayı nasıl başardınız? Büyük zahmet gerektiren bu incelikli prosedürden söz eder misiniz biraz?

Kendir tohumu, yetiştirilişinde pamuktan çok daha az miktarda su gerektiren bir mahsul. Yağmur ile yetişen bu ham maddenin kumaşa dönüştürülmesinde de pamuktan çok daha az kimyasal kullanılıyor. Pamuğa alternatif sunan bu doğal elyaf, tehlike altına olan tarım mesleklerini de garanti altına alıyor. Kendirin tek dezavantajı, sizin de bahsettiğiniz üzere, keten pamuğu gibi çok sert bir elyaf olması. Levi’s’ın inovatif üretim tekniklerini de bu noktada devreye soktuk ve bu elyafı pamuktan ayırt edilemeyecek kadar yumuşak hale getirdik. 2019’un bahar aylarında piyasaya sunduğumuz Levi’s. Wellthread™ x Outerknown. koleksiyonu ile pamuklaştırılmış kendir tohumuyla ürün tasarlayan ilk giyim markası olduk. Bu sayede, hem doğa dostu ham maddeler kullanmış hem de müşterilerimize aynı kalite ve görünümde ürünler sunmuş olduk. Bununla da yetinmedik. Levi’s ürün İnovasyonu Başkan Yardımcısı Paul Dilliger’ın da dediği gibi, geçen sezonki misyonumuz, kendir tohumunu pamuklaştırmaktı. Kış sezonunda ise markanın ikonikleşen mavi rengini bu prosedüre entegre etmeyi hedefledik ve başardık. 2019 Sonbahar/Kış sezonunda tanıttığımız Levi’s. Wellthread™ koleksiyonundaki istisnasız her parçayı kendir tohumundan elde ettiğimiz kumaşlarla tasarladık. Böylece geleneksel indigo yıkama tekniklerimizi de bu prosedüre dahil etmiş, pamuklaştırılmış keten tohumu ile Levi’s’ın imzası haline gelen mavi indigo denim’ler yaratmış olduk.

Söz hammaddelerden açılmışken, ürünlerinizde kullandığınız Tencel Lyocell kumaşına da değinir misiniz? Viskoza nazaran daha doğa dostu bir materyal mi bu?

Tencel, sürdürülebilir ahşaptan elde edilen bir ham madde. Başta okaliptus olmak üzere doğada hızlı büyüyen ağaçlardan temin edildiği için imalatında ormanlar tahrip edilmiyor, doğaya zarar verilmiyor. Karbon ayakizi pamuğa nazaran çok daha az. Pamuktan yüzde 20 daha az suya ihtiyaç duyan Tencel, nemi daha iyi hapseden, daha yumuşak ürünler tasarlamamıza da olanak tanıyor.

Birbirinden farklı sürdürülebilir girişimleriniz var. Bunlardan biri de kullanılmış denim ürünlerini ileri dönüştüren, bina ve evlerin yalıtımı için kullanılmasını sağlayan Cotton’s Blue Jeans Go Green programı…

Blue Jeans Go Green için sivil toplum örgütü Cotton Incorporated ile işbirliği yaptık. Kullanılmış denim ürünlerini atık sahalarından uzak tutan, ev ve binaların izolasyonunda kullanılmasını sağlayan özel bir program geliştirdik. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da yürürlüğe giren bu uygulama sayesinde hem denimin ömrünü uzatıyor hem tekstil kirliliğini önleyecek akıllı çözümler geliştiriyor hem de müşterilerimizle kurduğumuz sürdürülebilirlik diyaloğunu derinleştiriyoruz. Levi’s olarak 150 yılı aşkın süredir uzun ömürlü ürünler geliştiriyoruz. Geri dönüşümle denim’in ömrünü uzatmak ve ileri dönüşümle denimi farklı amaçlar için kullanmak, sürdürülebilir bir şirket olmamız için, yeniye değil, döngüye dayalı bir ekonomi yaratmamız için çok önemli. Denimin ömrünü çifte katlayan bir girişimimiz daha var. Levi’s mağazaları içinde yer alan Tailor Shop bölümleri, dünyadaki tüm müşterilerimize eski Levi’s ürünlerini farklılaştırma ve onarma fırsatı sunuyor. Bunun yanı sıra, Levi’s. Authorized Vintage koleksiyonumuzda, arşivlerimizdeki kaliteli denim kumaşlarla tasarlanan ve sanatsal unsurlarla dekore edilen kişiselleştirilmiş modeller sunuyoruz.

Levi’s Sürdürülebilirlik Taahhütü (Levi’s Sustainability Pledge) nedir?

Çok kapsamlı bir hedef bu. 2025 yılına kadar LS&Co.’nun sahip olduğu ve yönettiği bina ve fabrikalarda, sera gazı emilimini yüzde 90 oranında düşürmeyi ve yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra tedarikçilerimizin de sera gazı emilimlerini yüzde 40 oranında azaltmayı planlıyoruz. Bu gayemizi Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (The Science Based Targets initiative) ile paylaştık. Hedeflerimizin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (Intergovernmental Panel on Climate Change) önerdiği standartlara uygun olduğunu da teyit ettik. Diğer markaları da seferber etmek için geçtiğimiz günlerde bu gayeye kendini adamış 27 farklı sektörden liderler arasına katıldık. Zira, iklim değişimi mücadelesinde yol almak için kolektif eylem şart. Bunun bilinciyle Moda Endüstrisi İklim Eylemi Anlaşması’na (Fashion Industry Charter for climate Action) imza attık. 2050 yılına kadar giyim sektörünün sera gazı emilimlerini sıfıra indirgemek için farklı şirketlerle işbirliği yapmaya devam edeceğiz. Düşük karbon ekonomisine geçiş yapmak için kamu politikalarına da aktif bir savunucu olarak destek veriyoruz. 2009 yılında, Ceres iklim değişikliği politikası ağının kurucu üyelerinden biri olduk ve yönetim kurulunda halen aktif rol oynamaya devam ediyoruz. Bu yıl ABD kongresinde de aktiftik. İnovatif İklim Değişikliği ve Enerji Yönetimi Kuruluşu (Business for Innovative Climate and Energy Policy) üyeleri ve çeşitli sektörlerden kurumsal liderlerle birlikte, sera gazı emilimlerinin kısıtlanması konusunda federal yasalar uygulanması için mücadele ettik. Savunduğumuz konulardan biri de yüksek karbon emilimlerine yüksek fiyatlar biçmekti.

“Sürdürülebilirlik konusunda yanlış bir algı var. Tüketici, sürdürülebilir ürünler ve güzel ürünler arasında bir seçim yapmak zorunda olduğunu hissediyor.” Global ürün İnovasyonu Başkan Yardımcısı Paul Dillinger’ın bu sözlerini açıklar mısınız? Sürdürülebilir ürünler için fiyat, kalite ve görsellikten ödün vermemiz gerekiyor mu?

Kesinlikle hayır. Levi’s bunun en somut örneği. Biz, sürdürülebilirliğin belki de en önemli unsurunun kalıcı, uzun ömürlü ürünler yaratmaktan geçtiğine inanıyoruz. 1873 yılında ikonik 501 modelini tasarladığımızda da yegane misyonumuz, ürünlerimizin kalıcı olması, uzun yıllar kullanılabilmesiydi. Madenciliğin zorlu çalışma koşullarına dayanıklı iş pantolonları üretme fikriyle yola çıktık zira. O günden bugüne uzun ömürlü denim ürünler yaratıyoruz. Ve şimdilerde, pamuklaştırılmış kendir tohumu ve tencel gibi ham maddelerle ürünlerimizi daha da olumlu yönde, dükalite ve görsellikten ödün vermeden dönüştürüyoruz. Lazer teknolojisi gibi yöntemlerle tasarımı dijitalleştiriyor, online kişiselleştirme deneyimimizi daha önce hayal dahi edemediğimiz yüksek mertebelere taşıyoruz. Yıkama tekniklerini geliştirerek kullanılan kimyasalları da minimuma indirgiyoruz.

Peki, sürdürülebilirlik, moda için, kazanç ve gelir açısından da iyi bir iş prensibi mi?

Levi Strauss & Co., global erişime sahip bir şirket olarak sosyal sorumluluğu, insanları ve gezegeni kısa dönemli kazançların çok ötesinde birer öncelik olarak konumlandıran bir oluşum. Altyapısı, prensipli kazanç üzerine kurulu. Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk ise şirketin yapı taşlarını oluşturan temel unsurlar. Tarihten bu yana, yargı değerlerimizi pratiğe geçiren, hayata uygulayan bir iş modeli benimsedik. Bu ne demek? Tasarımlarımızı üreten emektarlara adaletli davranılması için tedbirler almak demek. Tedarikçilerimizin, hammaddelerini sosyal sorumluluk çerçevesinde temin etmeleri için çalışmak demek. Ve tabii ki, ürünlerimizi daha sürdürülebilir tekniklerle üretmek için inovasyona yatırım yapmak demek. Sürdürülebilir teknolojik inovasyonlarımızı moda sektörüyle paylaşma konusunda da lider konumundayız. Ve kendimize koyduğumuz her hedefle, attığımız her adımla bu konumumuzu pekiştirmeye devam edeceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here