Türk Moda Endüstrisinin Gücü Nereden Geliyor? Bölüm 1

1

Kısa teslimat süreleri, düşük nakliye masrafları ve hızlı iş yapabilme, karar alabilme becerisi. Hazır giyim ve tekstilde yüz yıllar öncesine uzanan deneyim ve birikim. Yoğunlaşmış üretim yapısı. Güçlü devlet
destekleri. Yetenekli ve çalışkan insan kaynağı. İşte, “Made in Turkey” markasının güç kaynakları.

Hazırlayan: Barış Soydan

1980’li yıllarda hazır giyim ve tekstil sektörünün öncülüğünde dünyaya açılan Türkiye aradan geçen 40 yılda bir dünya markası konumuna yükseldi. Türkiye’nin dünya pazarlarındaki gücünün kaynağı bir sır değil: Kısa teslimat süreleri, düşük nakliye masrafları ve hızlı iş yapabilme, karar alabilme becerisi… Bunlara ek olarak hazır giyim ve tekstilde yüz yıllar öncesine uzanan deneyim ve birikim… Yoğunlaşmış üretim yapısı… Güçlü devlet destekleri…
Yetenekli ve çalışkan insan kaynağı… Bu dosyada Türkiye’nin hazır giyimdeki gücünün arka planına bakacağız.

Hızlı teslimatın önemi daha da artacak

Türkiye, Avrupa’nın yakın bölgelerden yaptığı alımların yarısını karşılıyor. Kısa teslimat zamanı, özellikle hızlı moda ve üst segmentteki alıcılarla çalışırken hayati önem taşıyor. Avrupa’ya
kara ve deniz yoluyla kısa sürede ve güvenli nakliye imkanı sektör şirketlerine çok önemli bir avantaj sağlıyor. Avrupalı alıcılar coğrafi yakınlık sebebiyle aynı gün içerisinde dahi Türk firmalarıyla görüşüp merkezlerine dönebiliyorlar. Türk firmaları da artık gelen taleplere çok kısa sürelerde cevap verebiliyor.

Bu avantaj önümüzdeki dönemde de sürecek. Çünkü Avrupalı perakendeciler ürünlerinin yaklaşık yüzde 25’ini yakın bölgelerden tedarik etmeyi planlıyorlar. 2023 yılında Avrupalı alıcıların yakın bölgelerden yaklaşık 30 milyar dolarlık alım yapmaları bekleniyor.

Coğrafi yakınlık lojistik maliyetlerinin de düşmesini sağlıyor. Bu da
Türkiye’nin işçi maliyetleri sebebiyle oluşan fiyat dezavantajını kapamasına ve daha rekabetçi olabilmesine olanak tanıyor. Nitekim Avrupalı alıcı şirketler arasında yapılan bir ankette, “Yakınlık unsuru daha önemli mi olmaya başladı?” sorusuna yanıt veren KOBİ yöneticilerinin yüzde 71’i, büyük şirket yöneticilerinin ise yüzde
56’sı “Evet, kesinlikle” yanıtı veriyor. Avrupalı markaların yakınlık dolayısıyla gelecek dönemde de Türkiye’den alım yapmak istedikleri görülüyor. Avrupalı satın alma yöneticilerinin yüzde 61’i, 2020 yılına kadar Türkiye’den yaptıkları alımın artacağı bilgisini veriyorlar.

E-ticaretin yükselişi de yakın coğrafyalardan tedarikin önemini artırıyor. E-ticaretin tedarik piyasasında hızlanma ihtiyacı doğurduğunu belirten Kaya Giyim Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Kaya, “Önceki dönemlerde ölçek alımlar nedeniyle daha avantajlı olan globalleşmenin yerini hızla, uygun bölgesel imalatçılara bırakmak zorunda kalacağını düşünüyorum.Coğrafi avantajımız, ülkemiz hazır giyim endüstrisi için pozitif bir sonuç doğuracaktır” değerlendirmesinde bulunuyor.

AVRUPALI PERAKENDECİLER ÜRÜNLERİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 25’İNİ YAKIN BÖLGELERDEN TEDARİK ETMEYİ PLANLIYORLAR. 2023 YILINDA AVRUPALI ALICILARIN YAKIN BÖLGELERDEN YAKLAŞIK 30 MİLYAR DOLARLIK ALIM YAPMALARI BEKLENİYOR.

Nova Group Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Boz da Türkiye’nin Avrupa pazarının ana tedarikçisi olabileceğini söylüyor: “Orta boy ve esnek fabrikalar ile özellikle de en yakınımızdaki Avrupa pazarının bir numaralı tedarikçisi olmamamız için hiçbir neden yoktur. Bunun yanı sıra markalı perakende yayılımımız en hızlı bir şekilde devam
etmeli, Türk markaları öncelikle Avrasya bölgesinde pazar liderliğine
oynamalı ve buradan alacağı güçle de AB pazarının büyük oyuncuları
arasına girmeli. Bu alandaki potansiyelimiz pek çok benzer ülkenin çok ilerisinde.”

Bununla birlikte Avrupa pazarına “çantada keklik” gözüyle bakmamak gerek. Zira Fas, Tunus, Portekiz gibi ülkeler buradaki paylarını artırmak için yoğun bir çaba içindeler.

Üretim Geleneği

Türkiye hazır giyim sektörünün bir başka gücü, tarihin derinliklerine uzanan üretim ve ticaret geleneği. Osmanlı’da başta Bursa olmak üzere birçok kent, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın moda ve tedarik merkeziydi. 1923 sonrasında gen. Cumhuriyet de hazır giyim ve tekstili çok önemsedi ve büyük yatırımlar yaptı. APS Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Osman Benzeş, Atatürk’ün Cumhuriyetin10. yılında, 11 Temmuz 1933 tarihinde Sümerbank’ı kurdurduğunu hatırlatarak, “Köklerin sağlam olması bizim en büyük gücümüz” diyor.

Sümerbank’ın sektörün gelişiminde oynadığı rolün altını Nova Group Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Boz da çiziyor: “Sümerbank ve diğer devlet girişimlerinden yetişen kadrolar ve 1950’den sonra özel sektörün de önemli yatırımları nedeniyle tekstil know-how birikimine sahip yeni bilgi ve işgücü kadroları, Türkiye’nin çok önemli bir tekstil ülkesi durumuna gelmesine önderlik etmişler ve büyük katkılarda bulunmuşlardır.”

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yapılan yatırımlar, Türkiye’nin hazır giyimde görece kısa sürede ihracatçı konuma yükselmesini de sağladı. Yine Nova Group Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Boz: “Türkiye, Cumhuriyet dönemi sanayileşme çabalarının bir sonucu olan tekstil sektöründeki birikimini çok kolaylıkla hazır giyim ve konfeksiyon alanı ile birleştirerek değerlendirmeye başlamış ve 60’ların sonları ve özellikle de 70’lerin ilk yarısı ile birlikte Batı Avrupa’ya ihracat yapmaya başlamıştır.”

1980’li yıllarda Turgut Özal liderliğinde gerçekleşen dışa açılmanın da sektörün uluslararası kaslarının gelişmesinin sağladığını belirtmek gerek. Kaya Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, “1980’li yılların başlarında çıktığımız ihracata yönelik hazır giyim üretimi yolculuğumuz ülkemizi dünya hazır giyim arenasındaki en önemli oyuncularından biri haline getirmiştir” diyerek, aradan geçen sürede Made in Turkey algısının, hedef pazarlarda kaliteli ürün algısıyla eş anlamlı duruma geldiğine dikkat çekiyor.

Yoğunlaşmış üretim yapısı

Hazır giyimde mevcut üretim kümeleri de hem maliyet avantajı getiriyor hem de kaliteli üretime zemin sağlıyor. Kümeler, farklı firmalar arasında işbirliği ve öğrenmeyi de artırıyor. Kümelenmenin bir başka avantajı, değer zincirinin farklı seviyelerindeki üreticiler arasında taşıma ve lojistik maliyetlerinin azalmasına yol açması.

Hazır giyimde Türkiye’de başlıca üç kümenin varlığından söz edilebilir: Marmara, Ege ve Çukurova kümeleri. Marmara bölgesi, Avrupa’ya yakınlığı, yetenekli işgücü, sermayeye nispeten kolay erişimi ve gelişmiş altyapısıyla öne çıkıyor.

Ege kümesi, her şeyden önce liman avantajına sahip. Uzmanlaşma ve tüketim merkezlerine yakınlık avantajını da kullanıyor. Çukurova kümesi ise pamuk üretimi sebebiyle geleneksel olarak tekstil ve hazır giyim bÖlgesi. Ayrıca Ortadoğu pazarına yakınlık ve düşük maliyetli işgücü avantajlarını da kullanıyor.

Pamuk üretimi

Türkiye’nin dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden biri olması da kuşkusuz, hazır giyimin önemli güç kaynaklarından biri. Pamuk üreticiliği, hammaddeye erişimi kolaylaştırıyor ve teslimat sürelerini kısaltıyor. Nitekim Nova Fashion Group Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Boz, Türkiye’nin güçlü ve zengin bir pamuk ülkesi olmasının ve ihraç edilen ürünlerin hemen hemen tamamının yerli pamuk varlığına dayalı olmasının önemli bir avantaj saladığına dikkat çekiyor.

Güçlü Destekler

Devlet destekleri, hazır giyimin güç kaynaklarından bir başkası. Küresel Türk markaları oluşturmaya dönük Turquality desteği, bu desteklerin en önemlisi ve en etkilisi. Ama Turquality’nin dışındaki çok sayıda devlet desteği de, küresel rekabette sektör şirketlerine yakıt oluyor.

Devlet desteklerinin yanı sıra Eximbank kredilerini ve çeşitli vergi avantajlarını da, sektöre güç veren faktörler arasında saymak gerek. Türkiye’de kapsamlı bir teşvik sistemi bulunuyor. Ancak uygulamanın karışık ve zaman alıcı olması zaman zaman teşvik kullanımını caydırıcı rol oynayabiliyor. Hazır giyim sektörü özellikle enerji maliyetleri konusunda ek desteğe ihtiyaç duyuyorlar.

Teşviklere ek olarak iş yapma kolaylığının artırılması da sektörün ihtiyaçlarından biri. Devlet desteklerinin tüm tedarik zinciri kapsamında değerlendirilerek artırılması ve hammadde ithalatını kolaylaştırıcı önlemler alınmasının sektörün rekabet gücünü artıracağı belirtiliyor.

Nova Fashion Group Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Boz, yalnızca istihdama ve vergi avantajı sağlamaya yönelik teşvik sisteminin derhal terk edilmesi, teknoloji, inovasyon, tasarım, markalaşma kavramlarını en geniş şekilde kapsayacak, var olan yatırımları da yerinde destekleyecek yepyeni bir ulusal destek sistemine geçilmesi gerektiğini söylüyor.

Tasarım Becerisi

Hazır giyimin güç kaynaklarını incelerken şirketlerin uyguladığı başarılı stratejileri anmadan da geçmemek lazım. Markalaşma ve katma değeri yüksek ürünlerin önceliklendirilmesine yönelik adımlar, son dönemde McKinsey’e göre Türk şirketlerinin başarısının önemli desteklerinden biri oldu. Kalite ve tasarıma verilen önem sonucunda geliştirilen koleksiyonlar, McKinsey’e göre Türk hazır giyiminin Asya’daki rakiplerinden farklılaşmasını sağlıyor.

AVRUPA PAZARINA “ÇANTADA KEKLİK” GÖZÜYLE BAKMAMAK GEREK. ZİRA FAS, TUNUS, PORTEKİZ GİBİ ÜLKELER BURADAKİ PAYLARINI ARTIRMAK İÇİN YOĞUN BİR ÇABA İÇİNDELER.

Sürdürülebilirliği Rekabet Avantajına Çevirmek

Hazır giyimde başarı faktörleri arasına son yıllarda yeni bir unsur eklendi: çevre ve sürdürülebilirlik. Türkiye, Asyalı rakiplerine göre çok daha az karbondioksit emisyonuyla öne çıkıyor. Değer zincirinin tümünün Türkiye içinde yer alması ve yakın mesafe için üretim yapılması bunun temel nedenleri. Türkiye’nin çevre uyumu yönündeki avantajının özellikle Avrupalı alıcılarda karşılık bulacağı öngörülüyor.

Bununla birlikte çevre konusunda uyumu artırmak için yapılması gereken bazı şeyler var. Askılıkların geri dönüşümü, eko-etiketleme (ürünlere, çevreyi koruyacak şekilde nasıl yıkanması gerektiğinin yazılması), yenilenebilir enerji kullanımı, mağaza içi yerleşimin (aydınlatma gibi) çevre dostu olması, düşük emisyonlu lojistik filo kullanımı, organik pamuk üretiminin gelişimine destek verilmesi, bunlar arasında yer alıyor.

İhracat artışı yavaşladı

Bunlarla birlikte Türkiye’nin hazır giyimdeki ihracat atağının son yıllarda hız kestiği gerçeğiyle yüzleşmek gerek. Küresel rekabetin şiddetlenmesine paralel olarak bazı pazar son yıllarda rakiplere geçti. Dünya hazır giyim ihracatından aldığımız pay son 10 yılda yüzde 4,2’den yüzde 3,3’e geriledi. Türkiye Avrupa Birliği’nin en büyük ü.üncü tedarikçisi niteliğini korumakla birlikte burada da toplam pastadan aldığı pay küçüldü.

Son 10 yılda Bangladeş, Vietnam ve Kamboçya gibi ucuz işçilik avantajını kullanan ülkelerin ihracatlarında çok hızlı artışlar oldu. Nitekim Bangladeş, Vietnam ve Hindistan dünya hazır giyim ihracatında ilk beşe girerken Türkiye yedinciliğe geriledi.

Hazır giyimde Türkiye’nin başlıca rakipleri arasında yer alan Asya ülkelerinde işçilik maliyetlerinin arttığı gözleniyor. Bu durumun uzun vadede üretimin düşük ücretli Afrikalı ülkelerine kaymasına neden olacağı değerlendirmesi yapılıyor.

1980 ile 1995 arasındaki “patlama” döneminde hazır giyim ihracatı yılda yüzde 25’e yakın bir oranda büyümüştü. 1998 ve 2001 krizlerinde büyüme temposu yavaşladıktan sonra 2000’li yıllarda yeniden hızlanarak yüzde 14’e yakın bir büyüme ortalaması yakaladı. Ama ihracat büyüme oranının son yıllarda yeniden yavaşladığını görüyoruz. Dünya hazır giyim ihracatı son 10 yılda ortalama yüzde 5 oranla büyürken Türkiye’nin ihracatı bunun gerisinde kaldı. (2009 – 2015 için ortalama yüzde 2,6 büyüme.)

2018 yılında ise hazır giyim ihracatı 17.6 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla g.re yüzde 3,6’lık büyümeye karşılık geliyor.

TÜRKİYE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN BİR BAŞKA GÜCÜ, TARİHİN DERİNLİKLERİNE UZANAN ÜRETİM VE TİCARET GELENEĞİ.

Dijital Koşu

Asıl mesele ise dijital dönüşüme ayak uydurabilmek. E-ticaret hazır giyim sektörünü kökten değiştiriyor. Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin’in uyarılarına kulak verelim: “İnternet yepyeni markalar çıkaracak. Türkiye’deki oyuncuların bunlara hızlı cevap verebilmeleri lazım. Aslında Türkiye’nin hem insan potansiyeli hem altyapı olarak ciddi bir potansiyeli var. Tasarım, kalifiye insan kaynağı ve lojistik açıdan potansiyel çok büyük. Hem dijitalleşmeyi hem de lojistik kapasitesini aynı anda geliştirebilirsek, Avrupa, Ortadoğu, Rusya ve Afrika’nın çok önemli bir oyuncusu olabiliriz.”

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here